İnanç

10 Kas

-Emre Demir-

“Kendimizle savaş halindeyiz
ve bu savaşı ancak her bireyi tek tek öldürdüğümüz zaman kazanabiliriz.
Kendimi yalnız hissediyorum;
 nefret ettiğim hiçbir şey yok.”
John Steinbeck, Bitmeyen Kavga

İnandığım hiçbir şey yok.
İnanmadığım da.
Şüpheciyim.
Zaten inandığım bir şey varsa,
bu demektir ki,
en az bir şeye inanmıyorum..
Tersi de geçerlidir.
“Bir kimsenin açık fikirliliği, diğerinin katı fikirliliğidir” de olduğu gibi.
Bir kimsenin inancı, diğerinin reddidir.

Dünya’nın en yalnız insanları
–ki bütün insanlar, dünya’nındır-
hiçbir şeye inanmayan insanlardır.
Hiçbir şeye inanmayanlar, hiçbir şeyden nefret etmezler.
Nefret etmek, aynı şeyden nefret ettiğiniz kişilerle aranızda bir ortaklık yaratır.
O halde, nefret edenler, yalnız değillerdir.
Onların “nefret dernekleri” vardır.
O derneklerde toplanıp, “nefret doktrinleri” üretirler.
Nefret, kişiyi marjinalleştirebilir.
Bu, nefret ettiği şeye göre belirlenir.
Genel kabul gören bir şey’den nefret edenler, marjinaldir.

Parantez:
The Guardian muhabiri Decca Aitkenhead,
“saygınlığınızı yitirmeden nefret edebileceğiniz çok az grup kaldı” der.
Çoğu nefret duygusu, kişinin saygınlığına zarar verir.
Bunu gidermek için,
nefret ettiğinizde, saygınlığınıza zarar gelmeyecek gruplar üretilir.
Bu gruplara duyulan nefret,
sistemi tanımlamak ve sistemi tehdit eden söylem’i, ötekileştirmek içindir.
Önemli olan, kişinin neye inandığı değil, neye inanmadığıdır.
İnsanları, inanmadıkları üzerinden tanımlamak gerekir.
İnsan’ın sağlaması, inanmadığıdır.

John Stuart Mill’e göre,
“bütün kuramlar, savundukları şeyde yeterince haklı,
ama reddettikleri şeyde hatalı olabilirler.”
Aristoteles’e göre,
“inançların çoğunda bir hakikat payı vardır.”

Demektir ki,
Hakikat’e ulaşmak, tek bir inançla mümkün değildir.
Hakikat, inançların üzerinde bir yerdedir.
İnanç, ideoloji gibi kavramların amacı da zaten hakikat’e ulaşmak falan değildir;
amaç, hakikat’i, inanca göre kurgulamaktır.

Althusser’in öğrettiği üzere,
“ideoloji, bir gerçekliği betimlemekten çok, bir istek, bir umut ya da bir nostaljiyi ifade eder.”
Hakikat’e ulaşacak olanlar, bir şeylere inananlar değil, hiçbir şeye inanmayan, bağlantısız beyinler olacaktır..

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: