Hareket Zamanı

3 Haz

-Cenk Ç. ÖZKÖMÜR-

“yürümenin dışında bütün eylemlerin adı kaçış kaçış kaçıştır”

ilhami çiçek

gözlere o derinliği veren gözün kendisi olamaz; o göz’le bakan ve o göz’e bakandadır asıl derinlik. güzellik de öyle.

*

her işi sorgulamanın bir faydasını görecek miyim hayatımda, bilmiyorum. her yaptığımın çok tuhaf olduğunu düşünüyorum. gerçeklik ile ilgili bir problem olmalı. ya da sadece bir algı problemi. en yakınımdakilerle ilişkilerimde bile, uzun süre, şöyle düşündüm: ‘aslında iyi biri ama onların yanındayken böyle oluyor.’ bunun tam tersi olduğunu ise çok sonra fark ettim. tabii ki bir işe yaramadı. fark etmek, genelde huzursuzluğun kapısını açar, hep açtı.

*

ben o gözlerdeki derinliği çok iyi biliyordum. ancak, bana başka şeyler soracağının, beni bunun için buraya çağırdığının farkındaydım. gözlerinden uzak durmalıydım. bir şeyler uydurmalı, kaçmalıydım gözlerinden.

bunları konuşmak istemediğimi o da çok iyi biliyor olmalıydı. fakat, bunları konuşmazsak eğer, konuşmamamız gereken şeyleri konuşurduk. bundan korkuyor olmalıydı. bunu bilmesine rağmen, benle olmak istemesi, benden daha cesur olduğunu gösteriyordu. ona dur demem için buradaydı belki de. bunun için çağırmıştı beni. dememem gerektiğini, demeyeceğimi biliyordu. bir umut sadece.

*

öncelikle, şuna iknâ etmeye çalışıyordum kendimi: onu dinliyorsam, ona yardımcı olmak istediğimden yapıyordum bunu. bu meseleleri benim iyi bildiğimi düşünen de oydu, ben değildim. aksine ben, hiçbir şey bilmediğim konusunda kimseyi iknâ edemiyordum nedense. bu yüzden, benden bilge adam tavrı takınmamı falan beklememeliydi. konuşurken, ister istemez, meselenin bazı yerlerini şahsîleştirecektim; bazen de bir sonraki içkimi düşünecek ya da önümden geçen güzel topuklu kızıl’ı süzecektim.

bu tavrım, bir savunmaydı sadece. kaçış. her şeyin farkındaydım ama yapacak pek bir şeyim yoktu. ıskalanmış bir hayattı bizimkisi.

bu bakış’la, gelecek de ıskalanacaktı.

*

konuştu, konuştu, konuştu. ayrıldık ve evine gitti.

*

onay almam gereken tek kişiydi o. yaptığımız doğru muydu, diye sorabileceğim bir kişi vardı, oydu.

o gittikten sonra, uzun süre yürüdüm. yağmurda ıslandım. acı çekerek düşündüm. yine ağlayamadım.

*

şiir’de olduğu gibi, ‘katiyen sarhoştum’. kapısını çaldım, açtı. gözlerindeydim o an. tam içinde.

kaçış bitmişti, yürüme zamanıydı.

Facebook'ta Paylaş

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: