Türkçeden “büyük yazar” çıkar mı?

11 Ağu

Cerriére ve Eco’nun kitap temalı sohbetlerinden faydalanmaya devam ediyoruz.

Sohbetin bir bölümünde, bilinmeyen bir şaheser veya hiç farkına varılmamış bir büyük yazar olabilir mi meselesine değiniyorlar.

Umberto Eco, İtalyan bir aforizmacının, “büyük bir Bulgar şairi olunamayacağı” yönündeki iddiasından bahsediyor:

“İtalyan bir aforizmacı, büyük bir Bulgar şairi olunmayacağını yazmıştı. Fikir kendi başına biraz ırkçı görünüyor. Muhtemelen şu iki şeyden birini ya da ikisini birden demek istemişti (Bulgaristan yerine başka herhangi bir küçük ülke seçebilirdi): Birincisi, bu büyük şair yaşamış olsa bile, dili yeterince tanınmıyor ve dolayısıyla yolumuzun onunkiyle kesişmesi fırsatını asla bulamayacağız. Yani “büyük”, meşhur anlamına geliyorsa, iyi bir şair olunup meşhur olunmayabilir. Bir keresinde Gürcistan’a gitmiştim, milli şiirlerinin, Rustaveli’nin Kaplan Postlu Şövalye’sinin muazzam bir şaheser olduğunu söylediler. İnanırım, öyledir ama Shakespeare gibi ses getirmedi! İkincisi ise, bir ülke, evrensel biçimde düşünebilecek bir bilinç üretmek için, tarihin büyük olaylarının içinden geçmiş olmalıdır.” (S.136)

Bulgar dili ve yazarları üzerinde yapılan bu eleştiriyi, Eco’nun da ifade ettiği gibi, başka bir “küçük” ülke özelinde düşündüğümüzde, mesela Türkçe ve Türkiye özelinde düşündüğümüzde, durum farklı mıdır?

Türkçeden / Türkiye’den büyük yazar, büyük şair çıkar mı?

Büyük yazarı, evrensel ürünler üretmesi anlamında düşünecek olursak, elbette o büyük yazarın dilinin tanınmışlığı, yazarın edebi niteliğinden daha belirleyici oluyor.

Ahmet Hamdi Tanpınar’ı, edebi niteliği bakımından, dünyaca tanınmış herhangi bir Latin Amerikalı yazardan ne kadar aşağı görebiliriz? Tanpınar, Türkçe değil de, İspanyolca yazıyor olsaydı, bugün Borges’in koltuğunda oturuyor olabilir miydi? Veya Kafka, Türkçe yazsaydı, dünya edebiyatındaki yeri, şimdikiyle aynı mı olurdu?

Bu soruların cevapları, edebiyat tutkunları için çok trajiktir maalesef ve evet, o İtalyan aforizmacının, büyük bir Bulgar şairi olunamayacağı hususundaki haklılık payı yüksektir!

Ve fakat Eco diyor ki, evrensel biçimde düşünebilecek bilinç üretmek için, tarihin büyük olaylarının içinden geçmek gerekir.

Türkiye ve Türkçenin, Bulgaristan ve Bulgarca ile kıyaslandığında, bu konuda daha yüksek bir bilince sahip olduğundan kuşku yoktur. Türkçe, bir imparatorluk dili olarak, en az 500 yıl, tarihin büyük olaylarının içinde olmuş bir dildir. Ve tabi şu da vardır ki, o dönemde dahi Türkçe kaç tane büyük yazar çıkarmıştır?

Günümüze geldiğimizde, Orhan Pamuk, bizim “büyük” yazarımız mıdır? Öyle kabul ediliyor ve öyle kabul etmek durumundayız.

Onun haricinde, Türkçenin sınırları içindeki büyük yazarlarımızdan hangileri, Edirne ve Ardahan’dan sonra büyük yazar olarak kabul edilirler?

İtalya’da Ahmet Ümit’in polisiye romanlarını kapışanlar var mıdır?

Elif Şafak’ın Aşk’ı İngiltere’de kaç baskı yapmıştır? (Ki Elif Hanım da İngilizce yazar.)

Tuna Kiremitçi, Almanya’da kaç imza gününe davet edilmiştir?

Soner Yalçın, Murat Bardakçı ve saire, Amerika’da da tarihçi olarak kabul edilirler mi? Analizleri, referans alınır mı?

Bu blogda hazır ve açık bir cevap yok, biz soru sormakla hükümlüyüz:

Türkçeden büyük yazar çıkar mı?

Facebook'ta Paylaş

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: