Abyssus Abyssum Invocat

12 Ara

-Bülent Somay-

Öğrenciler beyinsiz ve faşist mi?

Yoksa dilsiz mi?

Başlıktaki deyiş bir Latin özlü sözü. ‘Gayya Kuyusu, Gayya Kuyusu’nu çağırır’ anlamına geliyor Evet, biliyorum, bu son günlerde Gayya Kuyusu ile fazla uğraşmaktayım, ama ne yapayım, son bir haftadır ‘demokrat’ hükümetimizin üniversite öğrencilerine karşı ilan ettiği düşük yoğunluklu asimetrik savaş başka bir atasözünü getirmiyor aklıma.


Baştan belirteyim; yumurta, domates, maydanoz ya da karpuz fırlatmanın, kalabalık gürültüsüyle konuşmacı susturmanın, kafadan aşağı boya dökmenin ‘demokratik’ protesto biçimleri olduğuna inanıyor değilim: Bunlar da şiddetin farklı biçimleridir. İnanmıyorsanız şu basit testi uygulayalım: Aile içinde ve erkek tarafından kadına uygulansaydı bunlara ‘aile içi şiddet’ diyecek miydik, demeyecek miydik? Demek ki şiddetmiş. Ancak işler basit tanım düzeyinde çözülmüyor ne yazık ki. 

Gayya Kuyusu Gayya Kuyusu’nu, cehennem cehennemi, şiddet de şiddeti çağırır. Şiddeti öğrenciler başlatmadı. Onlar olsa olsa kendilerini yenik düşecekleri baştan belli olan bir bilek güreşine, demokratik meşruiyetin hasıraltı edilmesine çağıran uyanık bir iktidarın oyununa gelme kabahatini işliyor olabilirler.
2009 yılı içinde Taksim meydanında Polis Bayramı kutlayıp 1 Mayıs kutlamasının imkansız olduğunu söyleyen zihniyetle, iki buçuk taraftarın kapışmasında bıçaklar çekildiği zaman ne yapacağını şaşırıp silahsız öğrenciye zırhlı düşman birliği muamelesi yapan zihniyet aynıdır. Yani 2010’da 1 Mayıs kutlamasına izin verilmiş olması bizi yanıltmamalı; değişen bir şey yok ortada, yalnızca şu mesajı almamız bekleniyor: ‘Siz ancak bizim izin verdiğimiz yer ve zamanda haklarınızı kullanabilirsiniz.’
Şunu da unutmamız bekleniyor tabiatı ile: İzinle kullanılan hak, hak değil görevdir. Dolayısıyla önümüzdeki yıllarda 1 Mayıs kutlamalarına katılmak zorunlu tutulur ve katılmayanlara da para cezası kesilmeye kalkılırsa hiç şaşırmayacağım.
Birilerinin dilleri ellerinden alındığında başvurulabilecek tek yol olarak şiddetin dili kalır geriye. Söz konusu insanlar öğrenci: Ne iki gecede bir televizyon tartışma programlarına çıkmalarını sağlayacak komplo teorileri ve şaklabanlıkları, ne ikide bir görüşlerine başvurulmasını sağlayacak akademik unvanları ve uzmanlık alanları ne de sızdırma belgeleri ve sansasyonel açıklamaları var. Onlara bırakılan tek yol, A noktası ile B noktası arasındaki en kısa yoldan yürümeleri ve belki de yolun sonunda basında iki satırla yer alabilecek bir basın açıklaması yapmaları. Bu yol da ‘Aman belki sayın başbakanın gözüne ilişirler de sinirlerini bozarlar’ korkusuyla ellerinden alındığında dilsiz kalıyorlar.
Güzel memleketimizde şiddet, en az ‘şiddete karşı’ güzel sözler söylemek kadar makbul bir yol ne yazık ki. Dilsiz kalanlar da kendilerine bırakılan daracık alanlarda, üniversite kampüsleri içindeki toplantı salonlarında tepkilerini dile getiriyorlar. Birilerini susturuyorlar, birilerine yumurta fırlatıyorlar. Kabul, iyi yapmıyorlar, keşke oturup sessizce Süheyl Batum’un zaten yıllardır TV’de izledikleri komplo öykülerini bir daha dinleseler, yumurtalardan da omlet yapıp bir güzel yeselerdi.
Ama olmuyor işte; dilsiz bırakılan şiddete yönelir. Âlî devletimiz bunu daha önce, onların konuşma isteklerine tekme, cop ve biber gazı ile cevap verirken düşünecekti. O yüzden onlar ne Batum’un dediği gibi ‘faşist’, ne de Burhan Kuzu’nun ima ettiği gibi ‘beyinsiz’. Dilsizler sadece. Devletin onlara yakın bir gelecekte konuşma hakkı vereceğini sanmak biraz fazla iyimserlik olacağına göre, bunu medyadan, medyanın ‘Şiddet olmasın!’ diye yakınıp duran unsurlarından beklemek doğru olmaz mı?
Şiddet olmasın istiyorsanız, öğrencilere konuşma alanı açın. Yoksa onlar volkanik kayalar asasına sıkışmış sular gibi, kendilerine açık kalan tek yataktan akıp gidecekler ve sonunda hiçbirimiz mutlu olmayacağız.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: