çember

3 Oca

-Cenk Ç. ÖZKÖMÜR-

“dostların birbirini terk edememesi,

çaresiz kalmadan başlanamayan bir hatadır.”

nietzsche

her kadın bir hayâlkırıklığıdır, asıl sevdiğimiz zihnimizdekidir.

her kadın demeye gerek yok, kadın demeli: türk değil de türk insanı demek gibi: fransız insanı, türk köpeği kedisi olurmuş gibi. madde 66: türk devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes türktür. totolojik. baudrillard’da okudum: istatistikî bir araştırmaya göre, istatistiklerin yüzde ellisi yalanmış.

*

o, bana eskiyi hatırlatıyor. bana eskiyi hatırlatan diğerlerinin, eskiye dair hatırlattıklarını söylemiyor, bambaşka şeyler söylüyor. benim de eski’den farkında olduğum bambaşka şeyler: güzel ya da çirkin, fark etmiyor. nokta-i nazar, önemli.

*

bir şeyin adını koymaya çalışmıyorum: ad koyma takıntısının, çoğu zaman yanlış ad koyarak bizi başka yerlere götürdüğüne inanıyorum: yanlış hikâyeler, yanlış zamanlar ve saire. yanlış yaşamı doğru yaşamaya çalışmak. adorno.

adı olmaması mı, yanlış bir adı olması mı: al sana problem!

*

bataille: “‘iletişim’ ancak kendini tehlikeye atan -parçalanan, durdurulan, hiçliklerinin üstüne eğilen- iki varlık arasında gerçekleşebilir.”

*

kendimi tehlikede görüyorum. onu tehlikede görüyorum. uçurum kıyısında, en uç’tayız. ve eğiliyoruz. el ele değiliz. birlikte atlayabiliriz. ikimizden biri, diğerini aşağıya da itebilir. olan biten sadece bir iletişim kurma çabası. kimin ne yapacağı bilinmiyor. hiçbir zaman bilinmedi. hiçbir şey, hiçbir zaman öngörülebilir olmadı.

*

çevre diye bir şey olabilir mi? çevre şunu yapar: çevre, seni gebertir. en yakınımdakiler bile, demeyi bıraktım. çevre neye göre, yakın kime göre. uzak yakın diye bir şey yok.

baudrillard, foucault’yu unutmak’tan bahsetti. baudrillard, foucault’yu, onu tanrılaştırarak öldürenlerden kurtarma teşebbüsünde bulundu. baudrillard, foucault’yu öldürmek istedi. positive.

çevre, fikrimi sordu. çevre, beni devre dışı bırakmak için ilk önce benim fikrimi sordu. beni hepsinden iyi bildiğim, hepsinin üzerinde olduğum iddiasıyla yalıtladı. uzaklaştırdı. yok etti. gebertti.

negative.

çevre, sana doğrudan ya da dolaylı “haddini bil” der. birine haddini bil demek, en büyük haddini bilmezlik. haddi belirleyen kim; kim, kimin sınırlarını nasıl bilebilir, ne cüretle bunu söyleyebilir. haddini aşan adam lüzûmludur. filozoflar, haddini aşan adamlardır.

*

elbette, her ilişki bir iktidar ilişkisidir. sen foucault okuyor musun: ne konuşacağız!

*

sadakat, ancak ve sadece kendine olur. insan, öznelliğini dizginleyebileceğinden emin olamayacağı için, sadece sadakatini koruması açısından bile susmayı bilmelidir. susmaktan ne anlamalı?

birinin konuşması: ona konuşması için sunulan zemin, verilen konuşma alanı. söylenmeyenlere buradan da bakmalı. the ilişki, bu yüzden, daha kıymetli.

dilsiz’in susmasıyla senin susman aynı şey mi?

*

bir çember. ilişki modeli olarak. uzaklaşmalar, yakınlaşmalar iç içe. müphem. kaçış yok. ikimiz de uzaklaşmaya çalışıyoruz. uzaklaştığımızı sandığımız ânlar, yakınlaştıklarımız oluyor. karşıtlıklar, benzerlikler doğuruyor. (belki zaten öyleler) her şey ters tepiyor: sessizce çekilmesini bilmek kolay sanıyorlar. değil.

hayatımda ilk kez böyle düşünüyorum: belki de, samimi olan, ben değilim. o, beni sıfırlıyor. tüm açıklarımı bir bir gösteriyor bana. gösterdiğinin farkında olmayabilir ama ben görüyorum. onun sayesinde veya yüzünden.

nuran, mümtaz için “beni keşfetti” diyor. allahım, bu nasıl bir şey!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: