Çünkü ben bir deliyim..

12 Oca

-Emre Demir-

Kitap okuyan birine, acil olmadığı müddetçe bir şey sormayın kardeşim. Namaz kılan biriyle konuşulabilir mi? Olacak şey mi! Kitap okumak, masanın tozunu almak ya da kahvaltı hazırlamak gibi bir şey mi ki, okuyana soru soruyorsun, laf atıyorsun, ondan bir şey istiyorsun ve saire. Hadi beni ciddiye almıyorsun, al o zaman: “İkra bismirabbikellezî halak”

Resim: Atanur Doğan

Ankara’da, yoğunlaşarak kitap okunacak kafe yok. Starbucks’ta saatlerimi geçirmeme takılıyor arkadaşlar. Çok mu seviyorum, hayır. Alternatifi yok. S.bucks’ta müşteri olduğumu hissetmiyorum. Geçip oturuyorum bir köşeye. 15 dakikada bir başıma dikilen çalışanlar yok. Gittiğin şubeye ve saatine dikkat edeceksin o kadar.

Mesela saat 3 pm civarı, Kızılay s.bucks’a gidersen beynini sökerler. (bir harf nelere kadir) lise kantini gibi oluyor. Ellerinde test kitaplarıyla liseli kız ve erkek çocukları geliyor. Çok güzel kızlar da var içlerinde. Birkaçının elinde “normal” kitap da oluyor. Testten hariç.

Geçen kızın birine takıldım, “ne okuyorsun yavrucuğum” dedim. Kapağını kaldırdı: Kürşat Başar diye biri.

“Tanımıyorum” dedim. Gözleri büyüdü. Nasıl tanımadığıma şaşırdı.

“çok meşhur biri mi” dedim.

“tv’de programı da var” dedi.

“ok, listen little girl, emmanuel levinas’ı tanıyor musun sen” dedim.

“hiç duymadım” dedi.

“Allah Allah” dedim, “o da çok meşhur biri!”

“Ne üzerine yazıyor” dedi kız çocuğu.

“senin, benim, hepimizin üzerine yazıyor!”

Kızı fena sarstım. Şimdi gebertme zamanı: “husserl’in fenomenolojisinde görü kuramı kitabını nasıl bilmezsin. Orijinal ismi, la théorie de l’intuition dans la phénoménologie de husserl. Bu kitapta levinas, husserl’i, heideggerci bir açıdan eleştiriyor. Bu kitapla fransa’ya fenomenoloji girdi. Fransız felsefesinin kaderi değişti. Sartre efendi, bu kitaptan sonra fenomenolojiye ilgi duydu ve hatta bu kitap için şöyle dedi: işte yazmak istediğim felsefe bu! yaa küçük kız, senin Kürşat başar’ın var mı böyle hikayeleri? K. Başar’ın bu kitabı yayımlandı ve ne oldu? Sen bu kitabı okudun ve ne oldu? Sen bu kitabı bitirince ne olacak? Sen bu kitaptan sonra Kürşat başar’ın başka bir kitabını mı okuyacaksın? Senin, Ahmet Hamdi Tanpınar ismini hiç duymamış olmandan dolayı, milli eğitim bakanının gözaltına alınması gerekmez mi? Başucumda müzik adlı bu kitapçık ne anlatıyor sana? Müzikle ilgili bir şey mi sahiden? Bülent somay’ın şarkı okuma kitabına mı benziyor? Sana niye sabrediyor ve niye laf anlatıyorum biliyor musun?”

“neden” dedi kız, ürkek.

“çünkü ben bir deliyim ve günde en az 2 saat duvara konuşurum. sen şimdi başar’ına devam et, çünkü trier filmlerinin haricinde her yerde duvarlar önemlidir, bebeğim..”

2 Yanıt to “Çünkü ben bir deliyim..”

  1. Çiğdem ÜNLÜ 21/01/2011 12:01 pm #

    Ellerine sağlık , ilgiyle takip ediliyor olduğun bir gerçek.. ‘Baş Ucumda Duvar’ 🙂

  2. DenizZ Meltem 23/02/2011 3:52 pm #

    Duvara konuşanlar
    Duvara karşı olanlar
    Duvara işeyenler olarak 3 tipiz.
    +++++++++++++++++
    Dua okuyanlar
    Kitap okuyanlar
    Fel fecir okuyanlar olarak yine 3 tipiz

    Kitap “oku”mak, sadece şöminenin karşısında, kucakta kediyle ritüelize edilecek bir eylem değildir ki kardeşim.
    Acilen Sturbuckslar’a okuma mesciti açılsın🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: