Dünyanın büyüsü bozuldu..

18 Oca

-Besim F. Dellaloğlu-

Hegel, Napolyon’u atının sırtında görünce onu Geist zannetmişti. Marx ise proletaryada aynı şeyi gördü. İşte tam buna Benjamin mesih diyordu, mesihçi düşünce diyordu. Belki de Batı düşüncesi başından beri hep aynı şeyin peşindeydi. Ortaçağdan modernliğe geçerken bu düşünce ana eksenini değiştirmedi, sadece hedefe varmak için kullandığı araçları değiştirdi. Görev, tanrıdan insana devredilmişti. Teolojik içerik laik bir dile tercüme edilmişti.

Kurtuluş motifi, Batı düşüncesinin ciğeridir. Bunu bir mesih, bir peygamber, bir tarihsel kahraman ya da bir toplumsal sınıf başaracaktır. Bunlar aynı soruya yönelik farklı yanıtlardır. Soru hiç değişmemiştir. Aslında proletarya-mesih terminolojisini ilk kullanan Lukacs’dır. Lukacs, 1918’de yazdığı “Ahlaki bir sorun olarak Bolşevizm” başlıklı yazıda, proletaryayı “dünya tarihinin mesih-sınıfı” olarak nitelemiştir.

İşte Benjamin’in Tarih Tezleri sadece bunu anlatır. “Bizler bu dünyada bekleniyorduk.” Benjamin sanki aydınlanmanın yaptığının tersini yapmaya çalışır. Weber demişti ya: Dünyanın büyüsünün bozulması. Benjamin, dünyayı tekrar büyüsüne kavuşturmaya çalışır. Onun düşüncesinde ilerlemenin, gelişmenin, evrimin zerresine rastlanmaz. Tarihi akışına bırakmak, onu egemenlerin oyuncağı kılmaktır. Onun amacı tarihi tersine işletmektir sanki. Tarihi tersine taramak.

Evet, bunun adı devrimdir.

Kaynak: Benjamin Kitabı, Say Yayınları, S.70-71

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: