Deleuze’cü bir yüzyıl..

21 Oca

Soru:Deleuze adını taşıyacak bir pırıltı oluştu. Yeni bir düşünme tarzı mümkün oldu, düşünme yeniden mümkün oldu. Burada, önümüzde, aramızda, Deleuze’un metinlerinde hopluyor, dans ediyor… Gün gelecek, 20. yüzyıl belki de Deleuze’cü bir yüzyıl olarak hatırlanacaktır.” Bu satırlar Michel Foucault’nun imzasını taşıyor. Bunları hiç yorumlamamış olduğunuzu sanmıyorum.

Deleuze: Foucault’nun ne demek istediğini bilmiyorum, ona hiç sormadım. Şeytansı bir espri anlayışı vardı. Belki de bizim neslimizin filozofları içinde en naifi olduğumu söylemek istiyordu. Hepimizde, çokluk, fark, tekrar gibi temalara rastlanıyor. Ama diğerleri daha fazla dolayımla çalışırken, ben hemen hemen ham olan kavramlar öneriyorum. Metafiziğin aşılmasından ya da felsefenin ölmesinden ve Tüm’den, Bir’den, özneden vazgeçilmesinden asla etkilenmedim, bunu asla bir dram haline getirmedim. Kavramları doğrudan sergileyen bir tür ampirizmden kopmadım.

Yapıdan, dilbilimden ya da psikanalizden, bilimden ya da tarihten bile geçmedim, çünkü felsefe, bu diğer disiplinlerle bu denli kaçınılmaz dış ilişkiler içine girmesine izin veren kendi ham malzemesine sahiptir.

Foucault’nun söylemek istediği belki de şuydu: En iyisi değil, en naifiydim, adeta bir çeşit art brut‘tüm; en derini değil, en masumuydum. (“felsefe yapma” suçluluğundan en yoksun olanı)

Kaynak: Müzakereler, Norgunk Yayınları, S.103

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: