Gururun en kelepir türü, ulusal gururdur..

21 Oca

-Arthur Schopenhauer-

Mevki hırsı,kibir ve gurur. Son ikisi arasında ki fark, gururun kişinin kendi değerinin herhangi bir bakımdan üstünlüğü hakkında zaten sabit olan kanısına dayanmasıdır; buna karşılık kibir, başkalarında böyle bir kanıyı uyandırma arzusudur, bu arzuya çoğu kez bu kanı sonucunda, onu kendine de mal edebilme sessiz umudu eşlik eder.

Buna göre gurur, içten kaynaklanır, bu yüzden kendi kendine dolaysızca aşırı saygı gösterilmesidir; buna karşılık kibir ise böyle bir saygıya dışarıdan, yani dolaylı bir biçimde ulaşma çabasıdır. Buna uygun olarak kibir geveze, gurur da suskun yapar.

Ama kibirli kişi, elde etmeye çalıştığı başkalarının yüksek görüşüne, söyleyeceği çok güzel şeyler olsa bile ısrarla susma yoluyla, konuşmaktan çok daha kolay ve çok daha güvenli bir biçimde ulaşabileceğini bilmelidir. Her isteyen gururlu olamaz, olsa olsa gururluymuş gibi yapabilir, ama üstlenilen her rolde olduğu gibi, bu rolden de kısa sürede çıkar. Çünkü sadece üstün önceliklere ve özel değere ilişkin sağlam, içsel, sarsılmaz bir kanı gerçekten gururlu kılar. Bu kanı yanlış olabilir ya da salt dışsal ve biçimsel üstünlüklere dayanabilir -bunun, gerçekten ciddi bir biçimde var olduğu sürece, gurura bir zararı dokunmaz. Gurur, kötü kanıda olduğu için, tüm bilgiler gibi bizim keyfimize bağlı değildir.

 

Gururun en kötü düşmanı,demek istiyorum ki en büyük engeli, gururun zaten bütünüyle sağlam olması gereken ve onun önkoşulunu oluşturan kendine ilişkin yüksek görüşünü, başkalarının alkışına dayanarak kurmak isteyen kibirdir.

Gurur ne denli istisnasız bir biçimde kınansa ve kötü bir ünü olsa da; tahmin ediyorum ki bu, gurur duyacakları bir şeyleri olmayan kimselerden kaynaklanmaktadır. Herhangi bir üstünlüğü olan kimse, elbette bu üstünlüklerin bütünüyle unutulmamaları sağlamak için onları gözünün önünde tutar; çünkü kendi üstünlüklerini iyi niyetle görmezden gelen kimse, bu insanlara kendi eşitleriymişler gibi davrandığında onlar da buna hemen, canı gönülden inanacaklardır. Ama en çok, üstünlükleri en yüksek, yani gerçek türden ve yalın kişisel üstünlükler olan kişilere, böyle davranmalarını öneririm; çünkü bu üstünlükler, nişanlar ve rütbeler gibi her an duyusal etki yoluyla akla getirilemezler; yoksa yeterince sıklıkta sus Minervam (Latince, domuz minerva’ya ders veriyor, Minerva, zanaat tanrısıdır) örneğini yaşayacaklardır.

Bir Arap atasözü “köleyle şakalaşırsan, sana kıçını gösterir” der; Horatius’un, “çalışarak elde ettiğin gururuna sahip çık” sözünü de küçümsememeliyiz. Elbette, alçakgönüllülük erdemi serseriler için açıklanabilir bir buluştur; bu erdem sayesinde herkes kendisinden gerçekten öyleymiş gibi söz eder, bu erdem, sanki serseri diye birileri hiç yokmuş gibi, herkesi harika bir biçimde eşitler.

Buna karşılık, gururun en kelepir türü ulusal gururdur. Çünkü bu gurur, kendisine kapılmış olanın, gurur duyabileceği bireysel özelliklerinin yokluğunu ele verir; yoksa milyonlarca kişiyle paylaştığı bir şeye başvurmazdı. Önemli kişisel üstünlüklere sahip olan bir kimse, daha çok, sürekli gözünün önünde bulunduğu için, kendi ulusunun hatalarını en açık bir biçimde görecektir. Dünya da gurur duyabileceği hiçbir şeyi olmayan zavallı bir adam, son çareye, ait olmakla gurur duyduğu ulusa uzatır elini; burada kendine gelir ve artık, şükran içinde, ulusa özgü tüm hataları ve aptallıkları dişiyle tırnağıyla savunmaya hazırdır.

Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar, İş Bankası Yayınları, 5. Baskı, S.58-60

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: