Ignore

27 Oca

-Emre DEMİR-

“Özellikle kadınlar, saf haldeki şeyleri sevmiyorlar.”

Boris Vian

Evleneceğim kadın, tam karşımda şu an. Dvd seçiyor. Bir film aldı eline: A Brand New Life. Hiç gelmeyecek birini bekleyen, küçük bir kızın hikâyesi. Beni ağlatan ikinci filmdi bu. Bu kadının hikâyesini öğrenmeliyim. Neden bu filmi aldı? O da birini mi bekliyor? Kadın, net olarak, dünyanın en güzel kadını. Dünyanın en güzel kadınını, düzenli olarak görürüm bu civarda. Dünyanın en güzel kadını, bir kişi değil, bir imge. Farklı zamanlarda farklı kadınlara giydirdiğim bir imge. Kadına yaklaşıyorum. Çok satanlara yöneldi kadın. Bu filmi seçen kadın, çok satan neyi okuyabilir ki? Kadına yaklaşmak için, çok satan kitaplara bakınıyorum. Korkunç; neler okuyormuş ahali!

Kadın, bir sözleşmenin ürünü. Doğayla ve moderniteyle yapılmış bir sözleşme. Doğa ve modernite, kadına eşlik ediyor. Kadın, zamanı ve mekânı kontrol ediyor. Ortamdaki oksijen miktarını bile kontrol ediyor olabilir. Ben de kafayı yemiş olabilirim tabi. Ama kadını gördüğüm andan itibaren bir takım değişiklikler oluyor kitapçıda. Herkes pozisyonunu the kadın’a göre belirliyor. Belki de dünya, kadının etrafında dönüyor. Çok abarttım. Çok büyük beklenti içindesiniz biliyorum. İstesem kadını yerin dibine de sokabilirim. Bunu mu yapmalıyım? Hayır, abartmak istiyorum.

Kadına odaklandım. Kadına bakışım, devrimci bir eylem. Kadını, tam bu an fethetmeliyim. Stendhal’e göre, dolaysız mutluluk, ancak ve ancak bir erkeğin bir kadına ertelemesiz, yani arzulama anında sahip olmasıyla oluşur. Tam bu an bir şey olmazsa, bundan sonra olabilecek her şey idealize edilmiş olacaktır. Kendiliğinden değil.

Kadın saatine bakıyor. Zaman mefhumu olan bir kadın. Bak bu iyi. Kadın beni fark etmiyor. Oysa çok yakınım. Belki de fark etmiştir. Kadınlar ilk anda fark ederler, son ana kadar belli etmezler. Kadınınki beni fark etmemek değil. Kadın, beni ignore ediyor. Bu, hem iyi, hem kötü. Kötü, çünkü kadın işini bitirdikten sonra uzaklaşıyor. Uzaklaşan kadınlar gördüm çok. Dünyanın en güzel kadınları uzaklaşıp gittiler hep. Aylak adam’ın sonu geldi aklıma. İyi, çünkü yazabiliyorum. Kadınlar uzaklaşmasaydı yazamazdım.

Güzel bir kadınla beraber olan filozof gördünüz mü? Filozoflar çirkin erkeklerdir. Hayatlarında ya hiç kadın yoktur ya da çirkin bir sevgilileri vardır. Kadınla irtibat, başlı başına bir filozofidir. Güzel bir kadınla beraber olan erkeğin, kitap okumasına gerek yok. Var mı? Ahkâm kesmiyorum, düşünelim.

The kadın kapıya yöneldi. Gidiyor. Bir an bile göze göze gelmedik. Bakmadı.

Regina Spektor çalıyor mekânda: You’ll come back, When they call you, No need to say good bye.

 

4 Yanıt to “Ignore”

  1. yonca 27/01/2011 6:31 pm #

    tespitler çok başarılı :))

  2. ekrem 29/01/2011 3:41 pm #

    çok beğendim .teşekkürler.

  3. ramilia 12/02/2011 5:11 pm #

    “Kadınlar uzaklaşmasaydı yazamazdım.”
    Bunun farkına varabilmiş, gidişlere hakettikleri anlamı yükleyebilmiş oluşunuza sevindim.
    Yine başarılı bir yazı ve ben bir kez daha okumak için başa dönüyor,parçayı başlatıyorum.
    …and then that word grew louder and louder…

  4. DenizZ Meltem 23/02/2011 2:58 pm #

    Kadın says;
    Doymuş haz oranı yüksek,
    Doymamış teslimiyet oranı düşük olan kadın eti kolay kolay yenmez .

    Erkek says;
    Doymuş teslimiyet oranı yüksek,
    Doymamış haz oranı düşük olan kadın eti hiç yenmez.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: