Cümleler

11 Şub

-Tezer Özlü-

Bir şeyin değişeceği beni ürkütüyor, bir şeyin değişmeye­ceği de.

Hiç kimseyle birlikte yaşlanmak istemiyorum. Kendimle bile.

Sağlıklı kalmak için koşamam. Soluk alayım yeter.

Olaylar ve düşünceler, kafamın içinde sürekli acılar olarak birikti.

Göl kıyısında yüzünü güneşe vermiş. Solgunluğu on yıllık bir ihtiyarlar evi beyazlığından geliyor.

Özlemin içindeyim şimdi. Ama özlemeye gene de devam ediyorum.

Anımsıyorum, yaşamı aradığım zamanlarda olacak, hapis­hane gibi bir istasyon konaklama evinde geceyi geçirdiğimi.

Yalnızca seninle yatarken sadığım sana. Bu bile fazla.

Çocukluğumuz üzerine kâbus gibi çöken eski kuşaklar, bi­linçli yıllarımızı da elimizden almayı başaramayacak. Biz mut­lu isek, mutlu olmayı istediğimiz ve bunun için çaba harcadığı­mız için mutluyuz.

Yaşadığım anların, onları yaşarken anıya dönüştüğünü algılar, onları yaşarken anılaştırırdım. Sonra bunu en güzel biçimde Savinio’da okudum: “Yaşanan an da anı olacak.”

Şunu öğrenmelisin: Sen hiçbir işe yaramaz değilsin. Seni senden çalan toplumdur.

Kültür bir şeye cesaret edebilme sorunudur. Okumaya ce­saret edebilme, bir görüşe inanmaya cesaret edebilme, görüşle­rini açıklayabilme cesaretidir.

Güç ve korku her zaman yanyanadır.

Ben, belli bir ülkesi olmayan insanlardanım.

İnsanın ana dilini yitirmesi, öz kişiliğinin yıkılması demektir.

Son bireye kadar savaşmak, kendini feda etmek, yanlış bir kahramanlıktır.

Özlem duygusu bende giderek ölüyor. Ancak çok sık gör­düğümü ya da ölenleri özlüyorum.

Gene her şey benim oldu. Gecelerime, trenlerime, bütün in­sanlarıma döndüm.

Kültür, insanlık uğraşının üstyapısı değil, temelidir.

Gene bırakıyoruz gece bizi baştan çıkarsın. Çatılar gerisin­deki gölgelerin ardında açık renk bir gölge gibi duruyordu gece.

Aşk acısı çekmedim hiç, çünkü dünyanın verdiği acı her zaman güçlüydü.

Dünyanın acısı olmasaydı taze yeşil yapraklar üzerindeki güneş ışınlarının anlamı olmazdı.

Uzandığımda her şey üzerime yığıldı. Tavana kadar uzanan çini soba, duvar kâğıtları, kentler. Yorgunum.

Gece, gündüzün devamı değildir.

Asalet ve rütbe ile ilgili kavramları hiçbir dilde öğrenmeyi başaramadım.

Meyhanelerde umutsuz bir bekleyiş vardır -kendi kendini bekleyiş.

İnsanın kendi dünyası dışında yaşayacağı bir dünya yoktur.

İnsanın başkalarına söyledikleri kendi duymak istedikleri­dir. Yazdıkları, okumak istedikleridir. Sevmesi, sevilmeyi iste­diği biçimdedir.

Herhangi bir yerde, herhangi bir zamanda yaşamım bitti. Bilmiyorum, nerede, ne zaman. Ve işte o bittiği yerde başladı. Acının sonunda. Acı ile.

Bittim, yaşamımı kapattım.

Kaynak: Kalanlar, YKY, 7.Baskı, S.59-61

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: