Veda

14 Şub

-Cenk Ç. ÖZKÖMÜR-

“her bekleyişte, kederli müzik parçalarının kekremsi tadı vardır.”

 

boris vian

şimdi onu öpmem lâzım: hemen!.. bir ‘hareket’ gerçekleştirmeliyim. bir şey. farklı bir şey. en akla yatkını da bu, evet: öpmek..

o öpücük, gerçekleşmeyen aşk’ın, yâni gerçek aşk’ın temsili olacak.

hiç vedâ etmedik birbirimize: ne fırsatımız vardı bunu yapmaya, ne de ihtiyaç duyduk. bir daha görüşmeyecektik, bunu biliyordum. hiçbir şey, bir daha böyle olmayacaktı, emindim bundan.

çok farklı olduğumuzdan yakınıyordu hep. bir türlü anlamıyordu ki, belki de o yüzden beraberdik. benzerliklerimiz çok olsaydı, hiç sevemezdim onu herhâlde..

güldüğünde çıkardığı komik sesi seviyordum ve burnunun eğriliğini. bunlara bile bir anlam yüklemiş olmalıyım. her ân var zihnimde. zaman zaman ifadesizleşen bakışlarındaki doğallık bile, benim için her şey’di.

*

diyorlar ki: “onsuz da yaşayabiliyorum..” böyle bir teselli olabilir mi herhangi bir şeye karşı.. kaybetmek, çok kolaydır: bilmiyorlar. ve farkında değiller: kaybetmek de, kendi içerisinde bir yokluk’tan yoksundur aslında.

erkek, gideceğini söyleyen kadın’a “gitsin” der, “mademki, gidince mutlu olacak, gitsin..” oysa kadın, hep bekler ve hayatı boyunca da bekleyecektir, ona “kal” denmesini..

*

asla gerçekleşmemiş, yâni gerçek aşk, bu. tekrar görüyorum onu. ama, kavuşmak değil bu: vuslat ile vedâ,birlikte olacak bu kez.

gece. şehre tepeden bakan bir yerde buluştuk. uzun uzun anlattım. hiçbir şeyden pişmanlık duymadığımı, hayat’ın tercihlerden ibaret olduğunu ve saire. neden üzülmeyeyim ki, dedim, elbette üzülüyorum. benden başka kimsenin bilemeyeceği kadar çok üzüldüm, üzülüyorum. ancak, bunu ben seçtim. arada bir isyan ettim, o kadar. bunun böyle olacağını da biliyordum zaten. çünkü ona dair hiçbir kötü şey yok bende. her şey, iyi; her şey, güzel. bunları anlattım kendisine, uzun uzun. son kez yüzüne bakarak, anlattım. ve sonunda, vedâ ettik birbirimize.

şimdi ise sıra beklemekte.. tek yapacağımız bu: bekleyeceğiz. onunla ayrı da olsak, beraber de, güzel günlerin gelişini bekleyeceğiz.

vedâ ederken, yine öpmedim onu. yarım kaldı. ve güzel olan da, bu: her hâlükârda, yarım kalacak..

aşk’ın temsil’e ne ihtiyacı var..

Bir Yanıt to “Veda”

  1. DenizZ Meltem 23/02/2011 4:44 pm #

    Çok beğendim.
    Ama erkeği.
    Tavrını.
    Marşmelov kıvamında.
    Yeni doğmuş bir kedi enciği gibi.
    Bilmiyorum?
    Bir erkek böylesine tatlı olursa,
    Onu doğurmamış olduğum için çok mu üzülürüm??
    Erkeğe anaçlığını değil, ihtirasını yaşatabilene ne mutlu
    İkisi aynı bünyede çalışmıyor
    Bendeki Oidipusun yandan yemişi🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: