hayat kaos olmasın

11 Mar

-Rüşdü Paşa-

‘gerçek, basit ve değersizdir.’

clement rosset

bölgenin adı madrid. burası ispanyolların alışık oldukları bir yer değil. yaz mevsiminde kent tamamen terk edilir. hayat durma noktasına kadar gelir. hafta sonlarında dağlara çıkılır.

bölgenin çok iyi bilinmeyen x yerinde bir bar. karanlık, havasız. küçük bir pencereden süzülen ışıkta tozlar görülüyor,  içeride havalandırma yok. ispanyollar temiz havayı sevmez. ahşap herşey.

başarılı bir banka soyguncusu, iş adamı, gangster, uyuşturucu satıcısı, boğa güreşçisi… fırsat bulsalardı olabilirlerdi. belki de olmuşlardır. kendi halinde herkes. kimsenin bir şey çaktırdığı yok. belki de içerdekilerin tamamı başarısız tiplerdir. barda gizemli bir hava  var. zaman ve mekanla uyumlu olmayan bir kitle. bir ihtimal, içerdekilerin mahareti kendilerini gizlemeleridir.

bir kadın oturuyor. yüzü, ilk bakışta sıradanmış gibi görünüyor. bir memura benziyor ya da herhangi birine. memura benziyor çünkü tuhaf bir görevlendirilmişlik var tarzında. herhangi birine benziyor çünkü her memur aslında herhangi biridir. ancak, üzerindeki takıların ya da barok birşeylerin varlığı kadını farklı ve ayırtedilebilir kılıyor. bazan yüzü silikleşiyor, bazan de keskin ve çıplak hatları ısrarla yanan bir ampülün ışığı altında belirginleşiyor. yüzü bütün kişiliğiyle asla bir erkeği sevemeyen, parçalanmış bir ruhu yansıtan, üst üste bindirilmiş bir fotoğrafı andırıyor. sevmemenin, sevememenin yükünü diğerinin üzerine atabilmek için genellikle aşkına karşılık vermeyecek birini seçmek stratejisine sahip olmalı bu kadın. sosyal bilimler okumaya başladığından beri şiddetli bir depresyon içinde olan ve dışarıda olan herşeyi, nesnellik prensibine bağlı olarak yoksayan bir canlı. muhtemeldir ki daha önce yaptığı konuşmaları tekrar ediyor içinden. sakin, ancak meşgul. Sadeleşmek için neler yaptı acaba?

adı sanı önemsiz barlarda pinekleyen kafayı yemiş çok tip var içerde.

cadde boyunca dolaşıp duran romen bir kız içeri sızıyor. pantalonumun paçalarına sarılıyor. barda oturan ingiliz kadın yüzünü benimkine yaklaştırıp şöyle diyor: “gün gelip sen de böyle olabilirsin!”

çocuklukta görülen rüyalar gerçekleşiyor! herkes bir şekilde rüyadan müteşekkildir. bu rüyaların çoğunda gördüklerim gerçek oldu: hiçbir şey tesadüfi değildir.

kadının romenle ilişkisi, siyasal. zorlama ile kandırmayı birlikte kullanıyor. romen, kontrol edildiğinin farkında.

yeni bir yönetim şekli var günümüzde. tek kişinin yönetimi ya da aristokrasi değil bu. küçük grupların yönetimi. bunlar, benliklerini teslim ederek iktidara gelmiş soyut güçlerin temsilcileridir. bir kral ya da romen bir dilenci, farklı iktidar odakları şebekesinde olabilirler. ancak, kuramsal olarak aynıdırlar. kadın yeni iktidar ilişkilerinin farkında.

hayatın istasyonları sayılabilecek bar bölgesinde hareketler yavaş ve öngörülebilir, insanlar ruhanidir. içeride bir gerçeklik hakim. bir teori hazırlığı havası var. birisi, büyük teoriyi kurduğunda hayatın sırlarına ve nihai cevaplara ulaşılmış olunacaktır. fizik biliminde, büyük kuram konusunda çalışmalar henüz sonuçlanmadı. varsayalım birgün bu çalışmalar başarıyla tamamlandı. insanlık, evren ve sosyal hayatın sırlarını tam olarak öğrendi. kendini tanıdı. bu kuram insanları anlamamıza yarayacak mı?  tartışmalı.

bu kadına ilişkin kurulan bir model, bu kadının gerçekliğiyle belki de ilişkili değildir. erkeklerin tarihi ‘bana duygusal olduğumu sen öğrettin’ cümleleriyle doludur . kadınlar ya farkına varmazlar ya da oluşturulurlar.

ispanyol kadın, sınırdadır. kadının barda oturuşu, bağlantısız ve şaşırtıcı. herhangibi bir tarz ve gelenekle irtibatlı değil. birisi tarafından tasarlanmamış bu oturuş. gelmiş ve oturmuş. bu tarz bir oturuşun tekrarlanması da mümkün değil. anlık, genelleştirilmesi imkansız ve kutsal olmayan bir şekil.

ispanyol olmayanların ispanyol barlarına uğraması şaşkınlık ya da gözle görülür bir kızgınlığa yol açmaz. bu mekanlardaki yaygın içki, biradır. küçük bardakta gelir. yanında hamsi olabilir. ya da zeytin.

ümit yaşar oğuzcan’ın niçin ‘ispanyol’ ve ‘meyhane’ kelimelerini  yanyana kullandığı anlaşılamamıyor.

içeride domuz pastırması kokusu var. orta çağ devam ediyor, pastırma varlık göstergesi olarak, bu bölgede, sergileniyor. en ağır kokulardandır. yerler, çöpten bir halı. ispanya’yı ispanya yapan şey tek kelime ile, muafiyet. toplumsal ya da dışsal bir müdahaleden muafiyet. hiçbir kurumsal ya da geleneksel baskı hissedilmiyor içeride. kadınların herhangi bir hakkı olduğundan değil, bu işler böyle olduğundan herkes kendi halinde takılıyor. kadınları erkeklere karşı doldurmak, kadınların erkekler tarafından nesneleştirilmesi, karşı cinsler üzerinden tanım geliştirerek rant elde etmek eylemleri görünmüyor. sınır, doğu ile batı tarzlarının dışında olandır.

kadına en yakın koltukta oturan adam sinirlenmeye başlıyor. oğlu ille de herşeyi istiyor: “baba sen benim için en iyisini alırsın.” çocuk, ısmarlama yapılan bir daimler peşinde. “öyle uzun olsun ki köşelerden bile dönemesin. yalnız beş para etmeyen soysuz herifler döner köşelerden. kaliteli takılırsın, oraya buraya dönmezsin.”

ingiliz kadında renk değişti. bağırıştan rahatsız olmuş. ama sessiz. belli ki, bölge birleşik krallık değil. ayrıca, bu bölgede ingilizce bir şey sorulduğunda ispanya karşılık verilir.bir haddini bildirmek tekniğidir. seçkinler, köylülere şöyle seslenir: ‘biz efendiyiz. siz köle.’ ingiliz kadın, bağımsızlıkçı. etrafındakilere durmadan hadlerini bildirmeye ayarlanmış bir küstahlık. neyi yitirdiğinin farkında olamayacak bu ruh kendinden başladı herşeyi maddeye indirgemeye. açıklamalarınız ve yöntemleriniz sizde kalsın. bu ruhsuzluğu almayalım. cheers!

platon, istanbul ve roma’da yaşar. madrid’te ise tanınmaz. platon, bir iktidar modelidir. erken gelenlerin kendilerini tanımlayarak oluşturdukları iktidar modeli. doğal kaynaklar, şan ve şöhret, her türlü imtiyaz, akıl bizdedir! siz, geçimlik ücret seviyesindeki doğal işgücü arzısınız, o kadar! insan, en kötü şeylere dahi alışır. kötüye eğilimlidir. kötüleşme ile istikrar ortaya çıkar. bin yıllık tarih, istikrarlı düzenin tarihidir. istikarın iyi bir şey olduğuna en çok bir köle inanır.

kadının platon’la irtibatı olabilir mi? kadının iktidar teknolojisi ile esnek bir ilişkisi var. herşey uydurma veya yanlış adamların yazdıklarından oluşur, bir antik düşüncedir, kadının dünyası ise istisnaidir.

iktisat kuramında bireysel tasarruf gelecek dönemin tüketiminidir. şunu söyler: gelecekteki tüketiminizi artırmak istiyorsanız, o durumda şimdi tasarruf edin. ancak bir durum var. eğer herkes böyle düşünür ve tasarruf ederse kapitalist ekonomi çöker. bireysel olarak iyi olan bir şey, toplumsal olarak kötüdür böylece. bu duruma tasarruf paradoksu deniyor. iktisatçılar diyor. kadınla ilgili doğru gözlem ve analiz yapıldığını varsayalım. bu, işte tasarruf paradoksu gibidir. kuramlar herkese açık olduğuna göre gözlemci ortadan kalkacaktır. tanınma saikiyle hareket eden gözlemci işsizdir.

sistem, tanımlanması imkansız olan herhangi bir şeyin adıdır. analiz ise sadece bir kurgu. algının ortaya çıktığı ve işin içine dahil olduğu alanda gerçeklik mutlak olarak sistemin içindedir. kadınlar genel teorileri oluşturulamayacak kadar anlıktırlar, araştırma konusu yapılamayacak kadar değişkendirler ve asla çözülmemeleri gerekir.

bazı bölgelere kadınların neden alınmadıklarına ilişkin pratik gerekçeler olmalı. amerika’da pasific union club, san francisco’dadır, kadınların giremedikleri bölgelerden bir tanesi. kadınların garçon olarak çalıştırılmadıkları bölgeler dahi olabilir. kadın, teorik olarak, hizmet sunmaz. kadın kendini sunar. bir neden bu olmalıdır.

duvarda şu yazı var: hayat kaos olmasın!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: