Sen yalnızca bir tüketen ve vatansever olmak istersin..

23 Mar

-Wilhelm Reich-

İşte sen böylesin, küçük adam. Kepçelemeyi ve tüketmeyi, kaşıklamayı ve işkembeye indirmeyi çok iyi beceriyorsun, ama sen yaratamazsın. Ve bu yüzden, bulunduğun yerde sen neysen osun, yaşamın boyunca kuru büroda yada hesap makinesinin ya da çizim sehpasının başında ya da evliliğin deli gömleği için de ya da okulda çocuklardan nefret eden bir öğretmen. Bir gelişmen yok, yeni bir düşünce olanağın yok, çünkü sen hep aldın ve hiç vermedin, sen yalnızca, bir başkasının tastamam hazırlayıp önüne koyduğunu kaşıkladın.

Bu niçin böyle, böyle olması niçin gerekli, anlamıyorsun. Bunu sana söyleyeyim, küçük adam, çünkü içinin boşluğuyla ya da iktidarsızlığınla ya da ruh bozukluğunla bana geldiğin zaman, seni içi doldurulmuş bir hayvan olarak tanıdım. Sen yalnızca kaşıklamayı ve yalnızca almayı bilirsin, yaratmayı ve vermeyi bilmezsin, çünkü bedensel temel duruşun, ürkeklik ve soğukluğun, tutukluk ve inatçılığın duruşudur; içinde sevginin ve vermenin doğal kıpranışı belirince, korkudan ödün patlıyor. Bu yüzden korkuyorsun vermekten.

Ve almanın aslında bir tek anlamı var: Durmadan parayla dolmak, şişinceye dek zıkkımlanmak istersin, çünkü kendini tamamen boş, tamamen aç ve mutsuz hissediyorsun, yoksa hakikaten bilgili ya da öğrenmeye hırslı değilsin. Bu yüzden de hakkikaten ölesiye kaçıyorsun, küçük adam. Çünkü, o senin içinde sevgi refleksini çözebilir. Burada sana yetersizce göstermeye çalıştığımı, gösterebilir, evet, mutlaka gösterir. İşte sen de bunu istemiyorsun, küçük adam! Sen yalnızca bir tüketen ve vatansever olmak istersin.

Sayfa 50 – 51

Ben Kızıl değilim, Kara değilim, Beyaz değilim, Sarı değilim.

Ben Hristiyan da değilim, Yahudi de değilim, Müslüman da değilim, Mormon da değilim, çok karılı da değilim, eşcinsel de değilim, anarşist de değilim, boksör de değilim.

Bir kadına, sevdiğim ve hoşlandığım için sarılırım, yoksa nikah cüzdanım olduğu için ya da cinsel aç dolaşıp durduğum için değil.

Çocukları dövmem, balık tutmam, karaca ya da geyikavlamam. Ama isteyince, rahat rahat on ikiden vururum. Briç oynamam ve öğretimi yaymak için ziyafet vermem. Benim öğretim doğruysa, kendiliğinden yayılacaktır. Benden daha iyi yapacak değilse, işimi tabibler başkanına bırakmam. Ve keşfimi kim benden iyi yapar, kim yapamaz, buna ben karar veririm.

Bir anlamı varsa, her türlü yasal kurala uyarım, ama eskimiş yada anlamsızsa, ona karşı mücadele ederim. (Hemen savcıya koşma, küçük adam! Çünkü o da aynı şeyi yapar, eğer namuslu bir adamsa.)

Çocukların ve gençlerin, bedensel sevginin mutluluğunu yaşamalarını ve rahatsız edilmeden zevk almalarını, isterim.

İyi kötü dindar olmak için, aşk hayatını öldürmek, ruh ve beden kasılmasına, büzülmesine ya da çürümesine uğramak gerektiğine inanmıyorum.

Senin “Tanrı” diye adlandırdığın şeyin, gerçekten var olduğunu biliyorum, ama senin sandığından başka türlü: Uzaylarda kozmik enilk enerji olarak , bedeninde sevgi olarak, senin dürüstlüğün olarak ve kendi için de ve dışında doğayı duyumsaman olarak.

Beni, herhangi bir bahaneyle, çocuğa ve hastaya eğilen hekimlik ve eğitim görevimde engellmek isteyeni, kim olursa olsun, tutup evimden atarım. Ve ona her türlü yargı önünde, sürekli utanç duymadan yanıtlayamayacağı, çok basit ve açık sorular sorarım. Çünkü ben, bir insan içten nedir bilen, kendinin ne olduğunu ve emek hakkındaki lafın değil de, emeğin dünyayı yönettiğini bilen, çalışan bir insanım. Benim kendi fikrim var ve yalanı, her gün ve her saat bir alet gibi kullandığım ve kullandıktan sonra hep temizlediğim ve temiz tuttuğum doğrudan ayırmayı bilirim.

Senden korkuyorum, küçük adam, senden derin ve ölçüsüz korkuyorum. Bu hep böyle değildi. Ben kendim bir küçük adamdım, milyonlarca küçük adamın arasında. Sonra doğa araştırmacısı ve ruh doktoru oldum. O zaman senin ne kadar hasta ve hastalığının ne kadar tehlikeli olduğunu görmeyi öğrendim. Seni dışardan kaba gücün değil, kendi ağır ruh hastalığının, dış baskı olmayınca da, ezdiğini görmeyi öğrendim. Kendi iiçinde canlı varlık olsaydın ve duyun sağlıklı olsaydı, zalimler çoktan alt edebilirdin. Seni ezenler şimdiki zamanda senin saflarından geliyorlar, tıpkı geçmişte toplumun üst zümrelerinden çıktıkları gibi. Küçük adam, onlar senden de küçük adamlar. Çünkü, senin çaresizliğini kendi yaşantısından bilip, bu bilgiyle yine de seni daha da iyi, daha da sert ezmek için, epeyce bir küçüklük gerekir.

Sayfa: 24 – 25

Kaynak: Dinle, Küçük Adam, Wilhelm Reich, Cem Yayınevi, 1. Basım, Mayıs 2006

(Teşekkürler Nalan Dirik)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: