Bilgisini kendine saklayan, Cennet’e alınmayacak..

17 Nis


15. yüzyılın başlarında, karnı zil çalan, paçavralar içinde şehir kapılarında görülmüş bir dilencinin öyküsü anlatılır Ouadane’da (Moritanya). Dilenciyi camiye almışlar, karnını doyurup giydirmişlerdi, ama adını da doğduğu şehri de öğrenmeyi başaran olmamıştı. Adamın bir tek Ouadane’daki kitaplar arasında saatler geçirmeye, çıt çıkarmadan okumaya önem verdiği anlaşılıyordu.

Bu tuhaf davranışını sürdürdüğü birkaç ayın sonunda, imamın sabrı taşmış, dilenciye, “Bilgisini kendine saklayan kimse Cennet’in Kapıları’ndan içeriye alınmayacaktır” demişti. “Her okur, bir kitabın ömründe bir bölümden başka bir şey değil, eğer bilgisini başkalarına aktarmazsa, bunun o kitabı diri diri gömülmeye mahkûm etmekten farkı yok. Sana iyi hizmet eden kitapların kaderi bu olsun ister misin?”

Bunu duyan adam ağzını açtığı gibi gözünün önünde duran kutsal metni uzun uzadıya ve fevkalâde yorumladı. İmam, ziyaretçisinin, dünyanın sağırlığı karşısında umudunu yitirmiş ve öğrenimin gerçekten üstün tutulduğu bir yere gelene kadar dilini tutmaya ant içmiş ünlü bir bilge olduğunu anlamıştı.

Kaynak: A.M. Tolba, Villes de sable: Les cités bibliothéques du désert mauritanien, Paris, 1999

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: