on ankara..

19 Nis

-Rüşdü Paşa-

‘bir şeyi olumlayan ya da yadsıyan asla biz değiliz.

ama, bizde kendindeki bir şeyi olumlayan ya da yadsıyan şeyin bizzat kendisidir’.

spinoza

ankara’da birşey olmuyor, ankara bir sessizlik kurgusudur, sessizlik  millet karşılığında kullanılmalıdır, idare romalıdır, kral ve tebası arasında gönüllü ilişki sosyal düzen kuruyor, işletiyor, doktrin bir gönüllü kölelik, özgür olduğuna inanan mutlak köle sorun oluşturmayan köledir, insanlık dışı bir doktrinin kurbanı köle karanlıkta ve nur içinde olduğuna dair yanılsama içinde yaşıyor, akıl karşıtı açıklamalar ve çocukluk düzenine karşı imalar, herşey kendini açıklar, spinoza’ya göre doğa açıklamalar ve imaların ortak düzenidir, ölüm kaçınılmaz bir karşılaşma olarak ölüm razı olunan birşey oluyor, olumlanıyor, düşünceyi kapsayan bir hayat, gerçekte olan yalnızca ve yalnızca budur, ideal olan nedir, sadece düşünce tarafından kapsanan hayat, öyle olmalıdır, bir yerde duran ideal.

korna sesleri, kırık kaldırımlar, küçük bir insan bulvarda yönsüz ilerliyor, esnaf var, kâr oranlarının yüksekte tutulması için kapatılmış piyasalar, kitapçıda kitap yok, çakma kafeler, mimarisizlik, birkaç kişilik köyler, hava kuru, anlama kudretsizlikleri, uygun olmayan fikirler, bilimsel olmayan değerlendirmeler, felsefesizlik, şiirsizlikten kaynaklanan fenalıklar, ot nedir bilmeyen kebapçı , yüzsüz bir soytarı konuşuyor, gereksiz tekrarlar, lisansızlık, kadın yok, merkez bankasının idaresinde bir sistemsizlik var, eğerde fitne olduğunu bilmeyen hareket adamı, sen benim kim olduğumu biliyor musun sorusu takıntılı kasıntılar, göçebe köylüler, babası sığır çobanı olan vekil, lisan bilmeyen tercüman, taş bilmeyen tarihçi, kelime bilmeyen edebiyatçı, iç akıl sahibi olmayan din alimi, varolan şeyi kaçıran hakikatçi, habersiz gazeteci, laf dövüşçüleri, sosyal olmayan gençler, bilincin bir yanılsama yeri olduğunu bilmeyen hekim, temel talep kanunu bilmeyen ekonomist, bilmek için bilineni bilmeye ihtiyaç olduğunu zanneden büyükelçi, iştahsız orospu, mızmız çocuk, merhametsiz anne, ortak mefhumları olmayan takım üyeleri, kendini tanrının arkadaşı zanneden ahmaklar, aklını tamamını yitirmiş mekanikler, akıl sahibi deliler, eksiklikler temelinde kurulan ilişkiler, gövdesini kontrol edemeyen bürokratlar, ve birkaç beyin yetersizinin yönettiği binalar.

ankara bir türlü gerçekleşmeyen bir olay için yapılan büyük hazırlıklar yeridir. net değil, göremiyoruz, ankara’dan dûnya görünmüyor,  belki diyoruz, birşey  var dışarıda bir yerde, o şey nedir, ne kadar başkadır, bir türlü anlatamıyoruz, anlayan kaybetmiştir, iştah yok, yanımızdaki neden yanımızda ve ne kadar daha yanımızda, anlatsak anlamayacak, anlasa yanlış anlayacak, toz ve toprak, gökyüzü hapis olduğumuzun kanıtı oluyor, uçamazsan çakılırsın. belirsizlik kelimesi sık kullanılıyor, insanların ödediği şey faiz oluyor, zamanlar arası akım maliyeti, devlet, hanehalkı, bitmek bilmeyen bir borç ödemektedir, geleceklerinin olmadığına inandırılan insanlar gelecekte olacak şeyleri şimdi istiyorlar, eskiden burada kimse var mı idi, bilemiyoruz.

bilmediğimiz öteki bilmediklerimizle bir ölümün onaylanmasıdır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: