kadını anlamak hesap ödemektir

15 Haz

-Rüşdü Paşa- 

                                                                       ‘şu dişilik, insan topluluğunun sonsuz ironisi’.’

                                                                       hegel

                                              

kadınla erkek, kopuktur. kopuk iki ayrı öznenin ilişkisi, bir ihlaldir. ihlal ortada olan şeyin ihlalidir. yasakların ihlali, geleneğin ihlali, günlük hayatın ihlali, ekonomik yasaların ihlali, politikanın ihlali, kişiliğin ihlali, vicdanın ihali. kopukluğun devamlılığa dönüşmesi kımıldama sayesinde mümkün. kımıldama, varlıkla ilgili bir aynılığın hareketi olmalı.

kadınla erkek, konuşamaz. konuşma, ayrı ayrı imge dünyalarında tasarlanan farklılıkların çarpışmasından ibaret. anlaşmak, bir kazadır. arada bir olan, olduğunda mutlaka şaşırtıcı olan bir kaza.

bir kadın bir erkeği anladığında, erkek mutlaka bir hesap durumunda kalır. kadınlar, ödettirirler. kadın erkek ilişkisi, kadının anlaması eyleminde olduğu gibi iktisadi bir değiş tokuştur. kadın, erkeğin varoluşunu onaylar. erkek, hesabı öder.

ilişki, huzur vermeyen bir düzenliliktir. bu düzenlilik, iktisadi bir düzenliliktir. gövdede enerji biriktirilmesi, kaynakların iktisadi harcanması, savaş düzeni sayılabilecek patlama ve saldırı sistemlerinin çalıştırılması karmaşık bir iktidar ilişkileri ağı içindedir. gövdenin ekonomi politiği, gövdenin nesneleştirilmesi ile ortaya çıkan iktidar ilişkisinde kullanılan teknikler setidir. normal olanı normal olmayandan ayırmaya çalışan rıza yaratma gücü. iki kişi arasında meşru olanı meşru olmayandan ayırt etme, işlerde önceliklerin belirlenmesi, birlikte hareket etmek tekniklerinin geliştirilmesi, savaş ahlakının oluşturulması, ötekinin kötülenmesinde kullanılan anayasanın yazılması, anlaşmazlıkların halline ilişkin mekanizmanın yaratılması set içindedir.

iktidar ilişkisi, kamusal olan ve özel olan ayırımını yok eder. birlikte yaşam, yalnızca nihai mal ya da hizmetin üretilmesi hedefinin ortadan kalkması ve üretim sürecindeki ilişkinin belirleyici olması sonucunu yaratır. araç, amaç ikamesi politika kullanma biçiminde gerçekleştirilebilir. iki kişinin neyi ürettiği değil, hangi tarzda ürettiği müzakere konusudur.

iki kişinin ilişkisi, savaş ilişkisidir. uyum, meşruluk konusundadır. savaşın kurallarına dair bir meşruluk. iki kişi, meşru savaş yapabildikleri alanda uyumludurlar. uyumsuzluk, savaş kurallarının karşılıklı onaylanmamasından ortaya çıkar.

iktidarın uygulama biçimlerinin sonsuz çeşitliliği ve bağımlı kılma biçimleri, ilişkide anın yaşanmasını ve fantazma geliştirilmesini engeller.

uzun devrede yaşanıyor olması, hayatın iniş ve çıkışının önceden biliniyor olması, sürprizsizlik, toplumsal olandan kaynaklanan insanlık duygularının ön plana geçmesi, bebeklerin geleceğine ilişkin ortak iyi tasarımlar iki kişinin şu anda ve heyecanlı bir ilişki kurmasını engelliyor. engeller.

heyecan, kısa vadede yaşanan ve mutlaka sürpriz olandır.  heyecan ile zaman dilimi arasındaki ilişki, bu durumda bir şekilde kırılabilir: sürpriz imkanı yaratmak.

sürprizin olmadığı yerde şiddet olur. şiddet, insan gövdesinin düzenliliğe itirazıdır. meşru araçlarla şiddet, kabul görüyor.  öbür yol, bitiştir. şiddet, bir kadın tanımıdır. şiddetin şiddet olarak belirlenmesi kadın tarafından yapılır. şu demektir: kadın şiddet uygulamaz. kadına göre kadın, şiddete maruz kalandır. kadın şiddet uygulamaz. kadının yaptığı, şiddet olarak adlandırılamaz.

 

kadın, bir görüntüdür. görüntünün gerisinde bir hakikat aramak, yok olmaktır. kadın, erkeği görüntüsü ile yener. erkek, görüntüye inanır. görüntünün hakikat olmadığını bilmek, erkek için en büyük şans olmalıdır.

kadın, belirsizdir. kadında değişmez bir öz yoktur. kadın, dönüşür. değişik şekillerde görülür. kadın belirsizlik yayar. belirsizliğe inanmak, tuzaktır. kadın bir görüntü olduğundan aldatır. kadının aldatması ışık aldatması gibidir.

18 ocak 1689 tarihinde, fransa’nın üzüm bağları ve şarapları ile meşhur, la brede isimli kasabasında charles louis de secondat adında bir çocuk dünyaya geldi. aristokrat bir aileden olmasına rağmen, fakirlerle kardeş olması için ailesi vaftiz babası olarak ona bir dilenciyi seçmiştir. 1731 yılında la brede şatosunda bir kitap yazmaya başlıyor. hiç ara vermeden 1748 yılına kadar yazıyor. kitabının adı, kanunların ruhu üzerine, oluyor. montesquieu, ünlü kitabının girişinde şunu yazdı:

‘geniş anlamıyla kanunlar, olayların mahiyetinden doğan zorunlu bağlardır: bu bakımdan da, bütün varlıkların kanunları vardır; tanrı’nın kanunları vardır; maddi evrenin kanunları vardır; insan üstü varlıkların kanunları vardır; hayvanların kanunları vardır; insanların kanunları vardır.’

insan hayatı kanunlara bağlıdır. kanunlar, kabul edilsin ya da edilmesin insanın etkileme gücünün tamamen dışında çalışır. insanın kanunlara karşı gelmesi, onlara isyan etmesi fantazmadır. insanın kanunlara karşı geliştirdiği prensipleri seti ise kurallardır. kanunlar, hayatın kanunlarıdır. onlar olmadan yaşam imkansızdır.

bir de kurallar vardır. kurallar, iktidar ilişkileri sonucunda insanlar tarafından yaratılan baskı, yasak, düzenleme ve saireden ibarettir.

kanunlara karşı gelmek ve kurallardan yana olmak, doğaya karşı gelmek ve sosyal kurguya teslim olmak anlamına gelir. kurgu, kabul edilsin ya da edilmesin oyun demek oluyor. oyuna dahil olmak zorunlulukları olan bir kurguya dahil olmak, her türlü özgürlüğü ve gerçeklik hissini yitirmek, başkasının nesnesine dönüşmek, kendine karşı savaşa başlamak ve sonunda yok olmaktır.

kadın erkek ilişkisinde, uyulması gereken kanunlardır. kurallar değil.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: