Homoseksüelden baba olmaz mı?

5 Ağu

-Cenk ÖZKÖMÜR-

“En korkunç acılar sessiz acılardır.”

Charles Baudelaire

Whatever Works’ün bir sahnesinde, baba rolündeki adam, eşi tarafından terk edildiğini koyu dindar bir adama anlatır.

Adam aslında geydir.

Filmin sonunda da görürüz ki, adam bir erkekle beraberdir. Mutludur.

Woody Allen’in bu tipik vurgularını, marjinal olarak görmek gibi bir algı var. Algı, bir olay karşısında şöyle işliyor: bunlar, popçulara televizyona has, sanat dünyasına has, ünlülere has… Kısaca ve en basitinden: benim dışımdaki herkese has.

Popüler kültüre de gösterilen bu manâsız tümden reddetme tavrı, çok yüzeysel kalıyor. Bu kadar değil elbette: bu reddedişin, bastırma temayülünün ardında başka bir şeyler olabileceğini göz ardı etmemek gerek. Hiçbir zaman.

*

Bir kere şunu kabul etmeli: Türkiye’deki kültürde baba olmak çok zordur.

Bir baba düşünün. Herhangi bir baba. Babalık vazifesi olarak ondan beklenenlerde hiçbir aksama yok. Üzerine düşen neyse, bu zamana kadar yerine getirmiş. Eksiksiz.

Fakat, özellikle bir yaştan sonra görülen tablo şu: Baba ile anne arasında belirgin bir mesafe var.

Bunun nedeni nedir, bilemeyiz ama üzerinde gerçekten uzun uzadıya düşünmeli.

Raif Efendi’yi hatırlayın: işine gidip gelen, kenarda suskun oturan, hiçbir şeye ses çıkartmayan ve modern tabirle ‘pasif’ biri.

Biraz tanıyınca, görülen tablo şu: her şeyi görmüş geçirmiş biri ve ‘siz giderken, ben dönüyordum’ diyen bir bakışı var, üstten…

Daha da eşeleyince, altından başka bir dram çıkıyor elbette: bir aşk hikâyesi.

*

Çok zor bir figürdür baba.

Erkek çocukların babalarına bakışındaki mesafe, iktidarı paylaşamama,bozuk ve noksan iletişim ve saire.

Geleneksel algı, babanın annenin eşi olarak düşünülmesi. Kendi içinde tabii ve tutarlı. Peki, anne’den önce o baba yok muydu? Bir birey olarak, bir erkek olarak…

Genç kızlardan şu cümle duyulur: “Anne, gençken çok güzelmişsin; ama babam hiç de yakışıklı değilmiş. Sen nasıl oldu da onu seçtin?”

Meselenin bir de şu yönü var: -baba olacak- o adamı, o kadına iten neydi? Ve tam tersi.

*

Erkek çocuk, babasını, onun kadınlarla yaşadığının çok daha fazlasını yaşamış olabilecek bir büyüğü olarak görmez. Zihninde onun için sadece ve hep bir anne vardır, olmuştur, olmalıdır. Bu şekilde işleyen bakış açısı da, babayı alır, bir ‘figür’ olarak uzakta bir yere koyar. Yalıtlar. Rafa kaldırır.

*

Thomas Mann’ın eşcinselliği, kendi anılarında geçer.

Ve fakat, Mann’ın altı çocuğu vardır. Not etmeli: üç oğlu da eşcinseldir.

*

Demek ki: homoseksüel baba olmaz mı başka, homoseksüelden baba olmaz mı başka…

Sorun olarak gördüğün, ezber olarak bildiğin, aslında sadece bir kalıp belki de. Kırmayı düşünmediğin, aklına getirmediğin ya da kırılamaz diyerek karşısında boyun eğdiğin bir kalıp.

Meselâ, evlilik’in kendisinin ciddiye alındığı kadar; kültürel yapı, oluşumu ve başlı başına kültür ele alınmamalı mı?

Bir kültür içerisinde bir şeye vurgu yapılmaması, o şeyin yok olduğuna dalalet etmez. Hattâ, tam tersi olmasın?

Reklamlar

Bir Yanıt to “Homoseksüelden baba olmaz mı?”

  1. DenizZ Meltem 05/08/2011 6:55 pm #

    Nefis bir konuyu su üstüne çıkarmışsınız, tebrik ediyorum Cenk bey.
    Baba figürü dediğiniz yalıtım hali gerçekten de, izolasyonu yüksek bir hal.
    Bana kalırsa, Homoseksüel erkekten yalnızca baba değil çok da iyi bir ev erkeği olur. İster hormonal olsun, ister yetiştirme problemi olsun homoseksüel bir erkek, her durumda resmen ve katiyen mutanttır ve safkan cinsten çok daha fazla donanıma sahiptir. Her konuya ilgi duymak biz safkanlar için mümkün değildir ancak onlar için çok kolaydır.

    Bunun dışında homoseksüel erkeğin hormon oranları birbirine yakındır ve bu yüzden baba olduğu durumda %90 kadınlık hormonlarını devreye sokar. Çocuğu, nazik, son derece koruyucu ve özgür yetiştirmek işten bile değildir.

    Bir de bir anektod paylaşarak yorumuma son vermek istiyorum; çok bilinen iki yaşayan şair ve yazar kimliği taşıyan gey sanatçıların hayatını inceleme fırsatım olmuştu ki; bir özellik çok bariz bağırıyordu. Her ikisi de “erkek lisesi” mezunuydu?. Tesadüf mü bilmem, ama bu konu üzerine tezler yazmak için oldukça bol malzeme ve inceleme fırsatı var.

    Teşekkürler…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: