Gerçek bir kadını beklemek

27 Kas

-Emre DEMİR- 


Seni ben kallavi sokağında gördüm

Bir kadın. Gerçek kadın tek bir kadındır. Kadının gerçekliğine ikna olunan süre zarfında, dünyadaki tek kadın odur. Sonra bir başka gerçek kadın ortaya çıkar. Önceki de, şimdiki de, gerçektir. Gerçek değişkendir. Gerçeğe göre değişmek gerekir. Hakikate vakıf olmak, mutlak bir gerçeği keşfetmek değil, an be an değişen gerçeğe göre pozisyon almak. Kadını gördüm, onayladım.

Sen beni görmedin, görmedin

Kadın beni görmedi. Belki gördü, belki görmedi. Görüp görmemesi mühim değil. Kadın bana bakmadı. Bakmadan görmüş olabilir. Öyle olmuştur. Gerçek bir kadın, kendisini izleyen erkeğe kamera muamelesi yapar. Erkeğin, kadının gerçekliğine ikna olduğu süre zarfında, kadın bir oyun oynar. Sinemada oyuncunun kameraya bakmaması gibi, kadın, kendisini izleyen erkeğe bakmaz. Kameraya bakmak, dramayı bozar. Erkeğin, kadının “gerçeklik” oyununu bozabilmesi için, öznel kamera konumuna geçebilmesi gerekir. Bu durumda, kadın erkeğe senaryonun bir parçası olarak bakacaktır.

Kapıları çaldım adını sordum

Söylemediler öğrenemedim

Seni ben kallavi sokağında gördüm

Bir daha görmedim bilmedim

Gerçek bir kadın, tek bir kez görünür. İkinci kez karşınıza çıkan kadın, ya bir noterle evlidir ya da evlenmek üzeredir. Gerçek ve kadın, bir kez karşınıza çıkar. Gerçeği farketmemenin telafisi yoktur ve ağırdır. Gerçeğe, gözlerinizi kırpmadan bakmanız gerekir. Gerçekliğin içinde yaşamak yoktur. Gerçeğe göre yaşamak vardır. Bugün gerçek bir kadın gördüm. Bundan sonra herşey farklı olacak.

Belma sebil adını yakıştırdım

Gerçek bir kadının ismi olmaz. Gerçek kadının ismini öğrenmemek gerekir. Yapılacak olan, kadını bir isimle ilişkilendirmektir. Adlandırma, gerçeği inşa eder. Çoğu zaman, gerçek, kendi ismini belirlemez; isim, isimlendirdiği gerçeği belirler.

Aklıma geldikçe her sefer

Gözlerinin mavisini bitirdim

Saçlarının siyahına başladım

Gerçek kadının erkeğe verdiği zevk, kadının kendisinden ziyade, imgesinin zihinde canlanmasıdır. Kadını tek bir kez görmek yeterlidir. Sonrası erkeğin zihnindeki bir kurgu sürecidir. Kadın ikinci kez ortaya çıkarsa oyunu ve kurguyu bozacaktır. Bir film çekersem, tek bir kez görünüp kaybolan kadınlar kullanacağım. Başroldeki bir kadının, gerçek bir kadın olması imkansızdır. Başrol kadınları, ev hanımlarıdır. Başroldeki erkeğin, başroldeki kadında aradığı, tek bir kez görünüp giden kadının imgesidir.

Kallavi sokağında güvercinler

Benim karanlık istanbul’um

Bir esnaf kahvesinde oturdum

Belma sebil ya geçti ya geçer

Rüzgârını içime doldurdum

Gerçek kadın bir daha geçmez. Bunu bilmek, erkeğin beklememesini gerektirmez. Buluşmak başka, beklemek başkadır. Beklemek, buluşmak amacıyla kısırlaştırılmamış, her türlü beklentiden münezzeh, ilâhi bir durumdur. Gelecek olanı beklemek, kolay ve zahmetsizdir. Tıpkı gideni özlemek gibi. Gerçek bir kadın, cenneti bekler gibi beklenmelidir. “Rüzgârını içime doldurdum” da ne laf ama.

Kallavi sokağında güvercinler

Bunca yıl sönmemiş umudum

Nisan değilse mayıs

Perşembe değilse Pazar

Gerçek bir kadını, korkuyla beklerim ben, karşılaşma korkusuyla. Kadınlarla değil, kadınların hayaliyle mutlu oluyorum daha çok. Baudrillard, kadın ile hayat’ı birbirinden ayırdı. Kadın ve hayat arasında rekabet var. Kadını görürsün, kadın gider ve hayata dönersin.

Ben belma sebil’i bulurum

a.i.

Onu bir daha görür müyüm, bilmiyorum, sorun değil, ben daha çook belma sebil bulurum..

3 Yanıt to “Gerçek bir kadını beklemek”

  1. melanous 27/11/2011 1:26 pm #

    “kadınlar, onlar ki hiç yokmuşum gibi sevdiler beni.” demiş Edip Cansever.

  2. DenizZ Meltem 29/11/2011 12:04 am #

    Erkeğin; kadınla hayatı birbirinden ayıranı ve gerçeğinden çok hayalinden haz alanı tüm genelleme ve yargılamalardan uzak bir versiyondur. Bittabi, fazlasıyla kalitelidir…
    Kadın, erkekle hayat arasına girmek ister hep… Hayallere saygı duymaz, sürüncemeyi sevmez, yalnızca gerçekleşen şeylerden haz alır. Realite kadın için güvencenin anahtarıdır. Her şey açık ve net olsuncudur.

    Belma, uzaktan hoş gelir, ama yakından kamera şakası gibidir :))
    Bu yüzden yazar, kendi iç dünyasının şaheserleriyle ilgileniyor ve öylesine bir kurgu gücü var ki; gerçek varsayılan dünya fazlasıyla amatör kalıyor.

    Elinize sağlık Emre Demir….

  3. seza 29/11/2011 3:41 pm #

    çünkü kadın korkusuyla ancak onu tasarlayarak başedebiliyorlar…burası kadını tasarlamak isteyen tarafların birbirleriyle mücadele etmekten vazgeçemedikleri bir sahne…ve kadın eninde sonunda bütün tasarımcılarını öğütüp yok ediyor….bunu bilip sakinleşmek kolay….ama öyle olmuyor tabi….erkek aklı, oğlan çocuğu olarak kalıyor çoklukla…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: