yanlışlık

29 Oca

-Cenk ÖZKÖMÜR-

bence de çok büyük bir yanlışlık işleniyor. evet, yanlış bana göre, her şey yanlış, en sevdiğim roman’ın ilk cümlesi de yanlış. yazdıklarımdan para kazanmam mümkün değil, biliyorum. kazanmak için yazı yazılmaz zaten. tüccar değildi kafka da. yazıp çizmeyen bir yazarın cinnete davetiye çıkartan bir yaratık olduğunu söylemesi, bu yüzden. yazarak yazar olunmaz, tersi geçerli. yazmaya muhtaç, yazmaya mecbur. zaruret. ben, ben’i yazacaksam, yazabilirim, yazmalıyım. ‘kim anlıyor’ diye düşünülmez. problem, bu değil. bu, benim problem’im değil. istiklâl’de yürüyorum. cadde-i kebir, daha güzel. güzel’den öte, uygun. aşırma mı, bilmiyorum. (kurfürstendamm). her şey gibi, aşırma. istiklâl sözcüğü, bir inançsızlık yaratıyor. tüm olan bitenlerin, tüm ikiyüzlülüğün sonucunda hissedilen inançsızlık. köy, köy’dür: köyde, cem edilen yer, tektir. müezzinlerin savaşı, taşra’da başlar. gerçek kentte ahenk olmalı. din, ahenk yeri. bu kent, gerçek ahengi taşıyan bir yer. her şeye, herkese rağmen. cadde-i kebir’den geçerken, bir saplantı olarak, kitapçı’ya uğramalıyım. evet o kitapçı. kitap ve hatırası bol olan kitapçı. tek kuruşum olmasa da, oraya, inadına girmeli ve dokunmalıyım o kitaplara. okumayı çok istediğim kitaplardan birine rastladım. rafa uzanıp, kitabı aldım, etiketine baktım, altı lira yazıyordu, ucuz olduğunu düşündüm ama sıfır’dan büyük. çaresizim. kitaplar, pahalı değil; ben az kazanıyorum. perspektif meselesi. altı lira, peşinde yüzde on düşecektir, düşer, beş kırk olur, o da yok, ne ki aslında, bir paket sigara parası bile değil, sigara içmem zaten ben. zor zamanlarda, kavramları birbirine sokuyorum, bunun için kendime kızıyorum sonra da; yine kızdım: her şeyin maddî bir kıyası olmaz, ikame mevzusu, elma ile armutlar. o kitap, benim hayatımı kaç kez kurtarabilir.. bu ilk olmak üzere, kurtaracaktır, kesin; peki ya sigara, işte yine aynı şeyi yapıyorum. ben bugün yemek de yemedim, olsun o kolay, bir simide bakar, bulunur bir yerden, bir arkadaştan ve saire, para bulmak başka, istemek zor. kitap, elbette maddî bir şey değil, manevî.

evli bir arkadaşım var, birkaç sokak yukarıda oturuyor, ona yemeğe giderim en kötü; maç izlemeye geldim derim, bilir benim futboldan nefret ettiğimi, anlar niçin geldiğimi, n’apalım, anlasın, arkadaş değil mi.. arkadaşım, yeni bir hayat ödünç aldı: evlendi. acısını bastırmak için evleniyor erkekler. çoğu erkek ya da. kadın’ın verdiği acı.. ben sabrediyorum. zaten bugünlerde o’nu fazlasıyla düşünüyorum. yine. aklıma niçin geldiğini bir çözebilsem, rahatlayacağım. onu görmek falan da istemiyorum hâlbuki, göremem de zaten, biliyorum. dün gece rüyâmda gördüm: bir arabanın bagajına eşyamızı dolduruyorduk, herkesten kaçıyor gibiydik. ona yazdığım bir şiirde, anlatmıştım bunu; bu, girmiş olmalı rüyâma. anlamıyorum, neden silemiyorum aklımdan, anlamadıkça sinirleniyorum.

itiraf, erdem’in bir sonucudur, doğru; fakat itiraf, son değil; aksine başlangıçtır. sorgulama’nın başlangıcı. daha ürkütücüsü: yargılama’nın başlangıcı. sonucu biliyorum. nasıl yargılanacağım, sonuç belliyken; yargılansam, ne değişecek.. itiraf ediyorum: onu ben yücelttim ve aşk’ım da o yüce varlığa, biliyorum. ama şimdi, duygularım, önüne geçemediğim, nereye gideceğini kestiremediğim duygularım, beni endişelendiren bir hâl aldı. nasıl olur, demeyin: şairlerin de şiirlerini kıskandığı olmaz mı..

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: