İmgenin sinematografik özü..

29 May

Deleuze’a göre, sinema hakkında ilk kez fikirler ileri sürerek ilk sinema çalışmalarını yapanlar, bir endüstriyel sanat olarak sinema sanatının otomatik hareketi (kendinde hareketi) gerçekleştirmesi üzerinde yoğunlaşmışlardır. Çünkü ilk kez kendi kendisine hareket eden bir imgeyi, sinema sanatı ortaya koymuştur.

Sinemayla birlikte, imge artık sadece hayal gücünün figüratif, soyut ve kuralsız bir yaratımı olmaktan çıkmıştır. Bu bağlamda imge yeni bir yapı kazanmıştır. İmgenin bu yeni durumu, onun felsefi olarak nasıl bir göndermede bulunduğuna yönelik bir açıklamayı de gerektirmiştir.

Deleuze, imgenin sinematografik özünün yakalamanın peşinde olduğu için sinematografik imgeyi, resim imgesi ve fotoğraf imgesinden ayırmıştır. Kendi başlarına hareketsiz bir özellik sergileyen resim imgesinde ve fotoğraf imgesinde hareketi gerçekleştirmek zihnin kendisine düşmekteydi ve bu bağlamda, imgenin kendi başına bir bağımsızlığı değil, zihnin kurgusuna bağımlılığı söz konusuydu. Hareket, sinemayla birlikte otomatik hale geldiğinde, imge bütünüyle sanatsal bir öze kavuşmuştur.

Kaynak: Gilles Deleuze’da İmge Hareketi Olarak Sinemanın Felsefesi, Ö. Y. Sütcü, Es Yayınları

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: