Şehr-i İstanbul’un ezilen kadınları..

27 Haz

Ece Ayhan kaymakamken her şey normaldi de, kaymakamlıktan kovulduktan sonra neden bu kadar değişti?”

Bence bu soru abartıldığı kadar önemli değil. Rimbaud “ben bir başkasıdır” derken, “Rimbaud, şiiri bıraktıktan sonra neden beyaz kadın taciri oldu?” gibi bir soruyla denk düşüyor bu tür sorgulamalar.

Ama şöyle yapabiliriz, Ece Ayhan henüz kaymakam bile olmamışken, Kınar Hanımın Denizleri‘nde 50’lerin İstanbul’un ezilen kadınlarını şiirlerinde (neden dövülmüş bir kadın) hiç görmedik mi sahi? Cumhuriyetin kurulduğundan bu yana, kent burjuvazisinin artık gücünü paylaşmak zorunda kaldığı 50’lerde, ucuz emek için kentlere akın akın gelen insanların tıkıştığı bu “yeni” kent yaşamı yansımamış mıydı Kınar Hanım’ın Denizleri‘ne? Kısacası filler tepişirken, Kınar Hanım’ın çimen kokusu hiç duyulmamış mıdır? Evet, görüntüler çok net olmayabilir ama şurası açık, Kınar Hanım‘dakiler; şehr-i İstanbul’un kenarlarına bırakılan, duyulmayan, köşede tutulanlar değil midir? Bu yüzden Devlet ve Tabiat‘ın ilk durağı olan, Kınar Hanımın Denizleri‘ni es geçmemek gerekir, Kınar Hanımın Denizleri‘nde kent yoksulları görülmemişse, Ece Ayhan üzerine yapılacak bazı can alıcı tespitlerin eksik kalması gayet normaldir.

Kaynak: Ali Özgür Özkarcı, Kitaplık dergisi Mayıs 2012 sayısı

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: