Arşiv | iktisat RSS feed for this section

Rüşdü Paşa Milat gazetesinde..

16 Ara

Rüşdü Paşa’nın Milat gazetesinde yayımlanan ilk yazısı…

Ruhsuz Zenginlik

ben sonsuza kadar aşağılık bir ırktanım’.

rimbaud

Hayatın bir yorum olduğunun varsayılması durumunda yorumlamak, yorumları yorumlamak ve yorumları değiştirmek hayatı değiştirmek anlamına geliyor, gelir.

Olgular, olmayan şeylerdir. Olgular, yalnızca değerlerden türetilen, türeyen yorumlardır. Yorumlarla, tartışmaya açık olan yorumlarla karşıyayız. Bu nedenle, politika, yaşama içkin bir olaydır. Politika, varlıkten öncedir.
İş açık: Değerlerimize uygun bir icat politikası oluşturmak.
Politika hem bir yaşam icadı süreci hem de özgül bir biçimde kapitalist ilişkilere bir bağlanmadır. Nasıl bir politika? Yaşam karmaşasına uygun bir politika, insanı maddi sonsuz etkileşim evrenine layık kılabilecek bir politika. Ne için? Kapitalist ilişkilerle örülü bir alanda nefes almak imkânı oluşturmak ve kendini kendine uygun olarak inşaa etmek, kurmak.
Bir kültürün hareket çizgilerinden kopmak bir imkân olarak kullanılır. Politika, önemsiz görülen şeyi çoğaltmaktır. Önemsiz şey, Okumaya devam et

Reklamlar

Yöntem

4 Ara

-Rüşdü Paşa-

kapitalizm içeriden dışarıya, dışarıdan içeriye, yukarıdan aşağıya ve aşağıdan yukarıya giden bir ilişkiler sistemidir. her şey görecelidir, her şey zincire vurulmuştur. kapitalizm hem dünyanın hem de ruhun durumudur

kafka

 “deleuze okuduktan sonra, hayata dönmek anlamlı değil”

deleuze okumak, okumak ve deleuze okumak, neden okunduğu ve neden deleuze okunduğu konusunda bir sezgi oluyor, sezgi, düşüncenin üstündedir, üstte olduğundan yönlendirici ve açıklama eksiktir.

sonra, deleuze okuduktan sonra, hayata dönmek anlamlı değil, dönüyoruz, yaklaşım gerekiyor, türkiya’da bir konuşma yöntemi var, siz bir şey söylüyorsunuz, karşıdaki, iki şey söylüyor, dün kaza yaptım, diyorsunuz, o bir şey mi, diyor, karşınızdaki, asıl büyük kazayı ben yaptım, sizin söylediğiniz karşıdaki tarafından etkisizleştiriliyor, yöntem, siz ne söylerseniz daha çoğunun size yanıt olarak verilmesidir, saçma ve yıkıcı rekabet durumu. kırmızı bir elma var, haberine dair, karşıdaki, daha kırmızı ve daha büyük bir elmanın varlığını haber veriyor, içinden çıkılmaz bir durum, iyi olan şu, karşıdaki neden var ve karşıdakine neden haber vermek gerekiyor, soruları kendiliğinden yanıtlanmış oluyor.

yorum, geciktiriliyor.

rüya olmadan bilinç konuşmak imkânsız, kapitalizm kelimesini kullanmadan, dünya, konuşuluyor, Okumaya devam et

İtalyan Düşü

24 Kas

-Rüşdü Paşa-

‘Her insan düşünde yakın geçmişi

ve yakın geleceği görmesini olanaklı kılan

küçük bir kişisel sonsuzluğa sahiptir’.

Borges

Avrupa, batıyor. Bir dalga var. Çöküş, iktisadidir. Politika, çıkış için devrede.

İtalya, geç yolunu buldu. Zenginleşti. Bugün krizde. Kriz bir bitiş olur ise herşey kısa sürmüş olacak. Tıpkı bir düş olayının kısa sürmesi gibi.

Birçok ülkede iktidardakine iktidarı kaybettiği ânda tepki gösterilir, gösteriliyor. Teori var ve teori ile pratik aynı yerde ve tek-bir şeydir. İtalya’da öyle oldu. İtalya’da bir devir kapanıyor, fail iktisadidir, İtalyan milleti mutsuz ve umudsuzdur, ancak, Berluscony’yi, İtalyanlar iktidardan uzaklaştırmadı, açıklayıcı değişken, ‘piyasalar’ görüntüsü altında, Almanya ve Fransa oluyor.

İtalyan kültürü, iktidar karşısında sessiz kalıyor, Mussolini ve Craxi, bir, iktidarda rahat ettiler, iki, birden düştüler, İtalyanlar düşenleri yuhalamaya bayılırlar, Mussolini, Craxi ve Berluscony, İtalya’da sermaye ve medyayı kontrol etti, çok güçlü idiler, iktidarları uzun sürdü, birden gittiler, iktidarda güçlü idiler, gidişleri âni oldu, oluyor, teori geliştirmeli, öğretici ve yarın için açıklayıcıdır. İtalya tarihi olarak belirlenen bir iktisattır.

Değişiklik, iktidar değişikliği, sistemin dışından geldi, İtalyan iktisadı, Okumaya devam et

Arzu

10 Kas

-Rüşdü Paşa-

“işte kaatiller çağı”

rimbaud

bir süredir uyanık olmalıyım, yataktayım, kalkmak için bir fikir gerekli, müzik ya da tam demli çay, bir isim, gerekli, kelime, yves saint laurent imgesi hareketlendirdi, bir koku, arzu, bütün kıyafetleri atmak gerek, zamanını bilemiyorum, tv kumandasını gördüm, ekranda bir ajan konuşuyor, oldukça iyimser, oldukça iyimser bir ajandan daha tehlikeli ne olabilir, yapmak imkânını elde etmiş anlamındadır, ilişkilerde fısıldamak etkindir. tv seyretmek bir boşluk yaratır. felsefi düşünmek güçlenmektir.

kaza japonya’da oluyor, bir arabanın çarptığı adam yerden zar zor kalkabiliyor, kendine çarpan arabayı süren adama yaklaşıyor, teşekkür ediyor, olay gerçek, osho, konuşmasında anlattı, gerçekleşme karşısında insanın soylu tepkisi onaylamak olarak anlatılıyor, japon sayılanların oluş karşısındaki teslimiyeti kriz durumu dahil olmak üzere her zaman görüldü, japon olmayanların yapması imkânsız.

uyanıklık onaylanması gerekli bir ruh hâlidir, uyutulmanın Okumaya devam et

Kendin olmak bir saldırıdır

9 Tem

-Rüşdü Paşa-

‘Düşler sona ermeden uyanılmaz’.

Kafka

Öyle algılanılıyor, algılama hâindir, algılamanın gerçek ile yer değiştirdiği bir zaman diliminde yaşıyoruz, sahteliğin iktidarının kendi olanlara kendi olduklarından dolayı düşmanlık yapması haber değil.

Toplum ile irtibatlı ve toplum içinde olan soyut makinalar var, hep oldu. Bu, iyi ya da kötü değil. Gerçek. Soyut makinaların dönüştürülmesi mümkün mü, nasıl mümkün veya soyut makinaların kendileri arasındaki ilişki sosyal ilişkinin dışında mı? Ya da soyut makinalar ne üretiyor, işlevi nedir, ve soyut makinalardan kurtulmak mümkün mü, soyut makinalardan kurtulmak nasıl mümkündür?

Soyut makinaların nasıl dönüştürüleceğine ilişkin hazır bir reçete yok, dönüşüm, belirsizlik kelimesini içeriyor. Soyut makinalar, ortada duran, gözle görülen makinalar değildir, daha çok, zihinsel alanda işleyen, davranış belirleyici olanlardır.

Belirsizlik bir girdi olarak kullanılıyor, iktidarın bildikleri, söyledikleri , toplumun talepleri olarak iddia edilenler ve makine parçalarının kendi talepleri, bir toplulaştıma olarak.

Fizik. Louis de Broglie. Belirsizliğin daha ileri gitmesini önlemek, Okumaya devam et

iktidar hakkında söylenen herşey yanlış

3 Mar

-Rüşdü Paşa-

‘bilgi, kaderimizdir’

sagan

kurumlar, gelenek ve yasadan bağımsız çalışabiliyor. soru: ‘türkiye’de iktidar’ teknikler ve kurumlar ile incelendi mi? türkiye’de iktidarın gelenek ile ilişkisinin doğası nedir? iktidar, devlet sistemi midir? iktidar bir sistemler seti midir? iktidarın içinde neler var?

nietzsche’nin öğrencisi var: foucault.

foucault, iktidar ile bilgi arasındaki ilişki üzerinde çalıştı. keşfi şudur: “hümanizmanın bir geleneği uyarınca, iktidara erişildiğinde bilmenin sona erdiği kabul edilir: iktidar yoldan çıkarır, yönetenler kördür. ve yalnızca iktidar karşısında mesafeli olanlar, zorbalığa hiçbir bakımdan bağlı olmayanlar, kendi ocaklarına, odalarına, meditasyonlarına kapananlar, yalnızca bu kişiler hakikati keşfedebilirler.” foucault, iktidarın bilgiye, bilginin iktidara sürekli eklemlendiğini varsaydı ve bunun gerçekliğini ortaya çıkarmayı denedi. foucault’ya göre iktidar işleyişi bilgi nesneleri yaratmakta, enformasyon biriktirmekte ve kullanmaktadır.

anlaşılan başka birşey: bilgi, iktidardan bağımsız ve kendi başına işlevi olan bir nesne değildir.

şunları ekliyor: “iktidarın, iktisadi iktidarın gündelik olarak nasıl işlediği bilinmezse iktisadi bilgiden hiçbirşey anlaşılamaz. iktidarın işleyişi sürekli olarak bilgi yaratır ve aksi yönde, bilgi de iktidar etkilerine yol açar. üniversiteli efendiler takımı Okumaya devam et

12 Eylül Sadece Askeri Darbe Değildir

20 Eyl

-Rüşdü Paşa-

bilinçaltı, paralar ve kuramlar arasında hiçbir fark kalmamıştır’

Baudrillard

Boratav: “Türkiye’de 1973-1979 yılları içinde burjuvazinin devlet aygıtı üzerindeki egemenliği daraldı; emekçi sınıfların paylaşım alanı genişledi. Sermaye çevreleri bu mevzi kaybını hazmedemediler; karşı hücuma geçtiler: Ecevit iktidarına cepheden ve şiddetle saldırdılar. Turgut Özal’ın 24 Ocak programında ekonominin yönetimine; 12 Eylül sonrasında Başbakan Yardımcılığı’na yerleştirilmesinde belirleyici oldular. Emekçi örgütlerini devre dışı bırakan; solu yok eden cunta uygulamalarının arkasında yer aldılar. Ve en önemlisi, 1982 Anayasası’nın ve ona bağlı olan yasal, kurumsal düzenlemelerin biçimlenmesinde doğrudan rol aldılar. Bu sayede, temel bölüşüm ilişkilerinin, sadece kısa dönemli (silah zoru içeren) müdahalelerle değil; çok daha kalıcı olarak burjuvazinin lehine dönüşmesini sağlamış oldular. Neoliberal dönüşüm, böylece, burjuvazinin genel programı olarak kucaklandı”.

Bir: 12 Eylül 1980 darbesi, 24 Ocak 1980 Kararları’nın uygulanması için yapıldı. İki: 12 Eylül darbesi ile Neoliberal model uygulanmaya başlandı. The program, 1980 yılından bugüne kadar uygulanmaktadır. Hükümetler, değişti. Neoliberal model, değişmedi. Üç: 12 Eylül darbesi ile birşey daha başladı. İç ve dış hesaplarda açık vermek, açıkların borç ile kapatılması. Bütçe açığı ve ödemeler dengesi açığı. Borç, 12 Eylül darbesi ile oluşturuldu. Dört: Üretimin sona erdirilmesi. 12 Eylül darbesi, tarım ve sanayii tasviye etti. Okumaya devam et