Arşiv | iletişim RSS feed for this section

sıradan bir hafta

6 Tem

 -Cenk ÖZKÖMÜR-

gün bir

kahvecideyim. okuduklarım, beni bir gün’e götürüyor.

gözlerimin içine bakarak, “şimdi her şeyi kavradım” dediği gün. bu cümleyle vedâ etmişti bana. benle ilişkinin bir yanlışlık olduğunu, benim bir yanlış olduğumu söylemişti. bunun bana son darbesi olacağını düşünmüştü herhâlde. söyledi ve rahatladı, gibi.

böyle olmalı.

 

gün iki

kitapçılar, benim için uygun yerler. kafa dağıtma yerleri.

look olarak probleme rastlamadığım kız, kitap seçimi olarak da doğru yerde. ukâlaca yaklaştım. bir kitap uzattım. önce kitabı, sonra beni süzdü. ifadesiz. “çok sıkı romandır” dedim. bana bakmayarak, “biliyorum” dedi, “okudum”. güzel başladık, bu diyalog sürmeli: raf degiştirip, ikinci kitaba geçtim, “peki, bunu okudunuz mu?” dedim, “bence en iyi şiirleri bu kitaptadır.” hâlâ ifadesiz. beni tekrar süzdü, rahatsız olmadım; “bence de” dedi, ifade değişmeye başladı, ton aynı. süper, dedim içimden: ukâlalık kartımı elimden aldı ama doğru yoldayım. bir adım attım, yaklaştım ve “anlat” dedim, “şimdi sen anlatmalısın…”

 

gün üç

kahveciler. hayat kurtaran kahveciler.. onlardan birindeyim yine. kibar bir adam, Okumaya devam et

Reklamlar

kadını anlamak hesap ödemektir

15 Haz

-Rüşdü Paşa- 

                                                                       ‘şu dişilik, insan topluluğunun sonsuz ironisi’.’

                                                                       hegel

                                              

kadınla erkek, kopuktur. kopuk iki ayrı öznenin ilişkisi, bir ihlaldir. ihlal ortada olan şeyin ihlalidir. yasakların ihlali, geleneğin ihlali, günlük hayatın ihlali, ekonomik yasaların ihlali, politikanın ihlali, kişiliğin ihlali, vicdanın ihali. kopukluğun devamlılığa dönüşmesi kımıldama sayesinde mümkün. kımıldama, varlıkla ilgili bir aynılığın hareketi olmalı.

kadınla erkek, konuşamaz. konuşma, ayrı ayrı imge dünyalarında tasarlanan farklılıkların çarpışmasından ibaret. anlaşmak, bir kazadır. arada bir olan, olduğunda mutlaka şaşırtıcı olan bir kaza.

bir kadın bir erkeği anladığında, erkek mutlaka bir hesap durumunda kalır. kadınlar, ödettirirler. kadın erkek ilişkisi, kadının anlaması eyleminde olduğu gibi iktisadi bir değiş tokuştur. kadın, erkeğin varoluşunu onaylar. erkek, hesabı öder.

ilişki, huzur vermeyen bir düzenliliktir. bu düzenlilik, iktisadi bir düzenliliktir. gövdede enerji biriktirilmesi, kaynakların iktisadi harcanması, savaş düzeni sayılabilecek patlama ve saldırı sistemlerinin çalıştırılması karmaşık bir iktidar ilişkileri ağı içindedir. gövdenin ekonomi politiği, gövdenin nesneleştirilmesi ile ortaya çıkan iktidar ilişkisinde kullanılan teknikler setidir. normal olanı normal olmayandan ayırmaya çalışan rıza yaratma gücü. iki kişi arasında meşru olanı meşru olmayandan ayırt etme, işlerde önceliklerin belirlenmesi, birlikte hareket etmek tekniklerinin geliştirilmesi, savaş ahlakının oluşturulması, ötekinin kötülenmesinde kullanılan anayasanın yazılması, anlaşmazlıkların halline ilişkin mekanizmanın yaratılması set içindedir.

iktidar ilişkisi, kamusal olan ve özel olan ayırımını yok eder. birlikte yaşam, yalnızca nihai mal ya da hizmetin üretilmesi hedefinin ortadan kalkması ve üretim sürecindeki ilişkinin belirleyici olması sonucunu yaratır. araç, amaç ikamesi politika kullanma biçiminde gerçekleştirilebilir. iki kişinin neyi ürettiği değil, hangi tarzda ürettiği müzakere konusudur.

iki kişinin ilişkisi, savaş ilişkisidir. uyum, meşruluk konusundadır. savaşın kurallarına dair bir meşruluk. iki kişi, meşru savaş yapabildikleri alanda uyumludurlar. uyumsuzluk, Okumaya devam et

konuşmak

23 Oca

-Rüşdü Paşa-

uzun vadede fikirler ve tahminler

gündelik hayat kadar gerçektir.
borges

bir türk, başka bir türk’le konuşamaz, konuşamıyor, son iki yüzyılda konuşamadığı not edildi. bu bir sorundur. sorun büyük’tür. adını, küçük sorun koyalım. bir işimiz var.

varsayım. konuşmak, hallenmektir. hareket için.

the sorun çözülebilir mi, üzerinde düşünmek gerekli mi, anlamlı. sorunun varlığı, sorun olarak görülmüyor. işte bu, büyük sorun. küçük sorunun, halli bu sorunun sorun çözülmesine bağlı olduğundan. küçük soruna gelinemedi, meselenin üzerinden iki asır geçmesinin nedeni, büyük sorun’un varlığının keşfedilmemiş olması.

sonsuzluk karşısında barbarın yaptığı tek’e inmek, karşılaştığını tek’e indirgemek, tekleştirmek, ve sonunda, yok etmektir, barbar, tek benlikli olarak, Okumaya devam et

kirpi

25 Kas

“bir gün, bir kafes, kuş aramaya çıkmış..”

kafka

bir mektup. başıma gelen en iyi şey: bir mektup.

tanıdık bir his var içimde. uzun süredir olmayan ama çok yakından bildiğim bir his.

beauvoir, sartre için: “çok mutlu günlerimiz oldu. bunun yanında, birbirimize olan tutkumuz ölçülüydü, hiçbir zaman bir yanardağ patlamasına dönüşmedi, ama bir gün, içimde volkanın hareketleneceğini ve sarsıntılar yaratacağını çok iyi biliyordum.”

onunla ortak bir lisanımız var. “iknâ etmek kısırdır” diyor benjamin. iknâ etmeye, Okumaya devam et

ayna..

14 Kas

“yeryüzündeki bütün aynaları gördüm;

hiçbiri, beni yansıtmıyordu…”

jorge luis borges

 

1.

ölüm’ü düşünüyorum.

ölümüm’ü değil.

ölüm, önemli: ölüm’ün önemi belirsizlikten.

ölüm, uzak. ölüm, uzak bir endişe.

yalnız öleceğim.

yalnız öleceğimden, endişe duymuyorum.

belirsizlik, endişe duyulacak tek şey: Okumaya devam et

teklif..

19 Eki

-Cenk Ç. ÖZKÖMÜR-

“..olmaz mıydı, olmaz mıydı birkaç gün daha bekleseydi!

bana zaman tanısaydı, tüm karanlığı dağıtacaktım.”

dostoyevski

 

teklifim şuydu ona: plansız olalım.

 

bana, bir sonraki adımımızı sordukça, şöyle diyordum: hayır hayır, çok fazla şey düşünmemize gerek yok. plan yapmamız gerekmiyor. gel, tutayım elinden, kimsenin bizi rahatsız etmeyeceği bir kitapçıya gidelim. rastgele öyküler seçelim, bir kenarda okuyalım. Okumaya devam et

İletişim yalnızlaştırır

1 Ağu

-Emre DEMİR-

İletişim, kişisel bir eylem. İki kişi arasında, mümkün değil. Kitle iletişimi mi? Yeni bir akademik disiplin yarattığınızda, birçok kelime uydurmak zorunda kalırsınız..

Benimle iletişim kurabilmek için, beni anlamanız gerekir. Beni anlamak için, kullandığım sözcüklerin bendeki imgelerini bilmeniz gerekir. Okuduğum kitapları, hangi satırların altını çizdiğimi, hangi satırı okurken yazara küfür ettiğimi, izlediğim filmleri, izlerken sıkıldığım filmleri, dinlediğim müzikleri, çocukken babamın bana nasıl davrandığını, âşık olduğum kızları, beni reddeden kızları, komplekslerimi bilmeyen, beni anlayamaz. O halde şu: insan, sadece kendisiyle iletişim kurabilir.

Okumaya devam et