Arşiv | Okuma RSS feed for this section

Yalın ve önyargısız okuma..

27 Nis

-Virginia Woolf-

Okumuş adam, yüreğine koyduğu belli hakikat zerresini keşfetmek adına oturduğu yerde kitapları araştıran yapayalnız biridir. Eğer okuma tutkusu onu ele geçirirse, kazanımları gittikçe azalır, parmaklarının arasında gözden kaybolur.

Okura gelince, o öğrenme isteğini daha en başından kontrol etmelidir; bilgi ona uyar ve yararsa, ne olursa olsun peşinden giderse, bir kurala bağlı kalarak okursa, uzman ya da söz sahibi olursa, işimize geldiğince insanca utku diye gördüğümüz yalın ve önyargısız okumayı etmeye pekâlâ yatkındır.

Kaynak: Geceleyin Kütüphane, A.Manguel, YKY, S.24

Reklamlar

Yanlış Okumalar: Dava

28 Ara

-Umberto Eco-

Küçük, güzel bir kitap. Hitchcock izleri taşıyan, heyecanlı bir şey. Sondaki cinayet örneğin. Alıcısı olabilirdi.

Fakat besbelli, ağır sansürlü bir düzende yazmakta. Yoksa bütün o belli belirsiz göndermeler, insanlara ve yerlere ad vermeme hilesi niye? Ve kahraman, mahkemede niçin sorgulanıyor? Eğer bu noktaları aydınlatır, olayın yeri ve zamanını daha somut hale getirirsek (olaylar olmalı, olaylar, olaylar, olaylar) o zaman eylem daha kolay izlenebilir ve gerilim sağlanmış olur.

Bu genç yazarlar “Bay falan filan, filan şehirde” diyeceği yerde “bir adam” demekle “şiirsel” olduklarını sanıyorlar. Gerçek yazma sanatı, gazetecinin eski beş sorusunu akılda tutmak zorundadır: Kim? Ne? Ne zaman? Nerede? Niçin?

Kitabı özgürce yeniden ele alabilirsek, satın alın derim. Yoksa, hayır.

Yanlış Okumalar, Can Yayınları, 3. Basım, S.50