Tag Archives: beden

Bir yıl oldu

13 Mar

-Emre DEMİR-

“Fe eyne tezhebun!”

Tekvin, 26

Bir şeylerin değişmeye başlamış olması, doğuştan sanılan birçok şeyin psikolojik temelleri olduğunun anlaşılması -ve bu temelleri keşfetmek ölçüsünde- onların kontrol edilebilir olduklarının görülmesi, önemli. Yapılacak olan şu: Kendinle ilgili problemi, kontrol edilebilir bir alana taşıyacaksın, beden’den zihin’e. Beden, kontrol edilebilir bir alan gibi görünmekle birlikte, beden’e verilen zarar, ıstıraba giden yolu belirsizleştirip, acı’yı iyice körüklemekten başka bir işe yaramıyor. Acı çekmekle kaybedecek zamanımız yok, içimizdeki ıstırabın kaynağını bulmalıyız. Acı, ıstırabın beden yüzeyine vurması; ve yılların acısıyla tecrübe edilmiştir ki, hiçbir yara, kaşımakla iyileşmiyor.

Sakin olmak lazım. Her şey olması gerektiği şekilde oluyor. Aksinin mümkün olmayacağı ortada. Her şey, olması gerektiği şekli, bir şekilde alıyor. Hırs, arzu, tutku, içsel durumlar olmalı. Kendine harici bir referans bulup hırslanmak iş değil, en nihayetinde, mihenk taşı olarak kendini koyacaksın. (Ece Ayhan) Bütün referanslarını kendinde toplayıp, an’da bütünleşeceksin.

Umut etmemek gerek. Umutsuz olmak anlamında değil, umutsuz olmak iki anlamda, biri, umuda sahip olmamak ve hatta bunu reddetmek. İki, umut etmeyi bilmemek. İnsanların çoğunun umutsuzluğu, Okumaya devam et

Reklamlar

asıl şaşırtıcı olan bedendir

11 May

-Rüşdü Paşa-

‘insanlık; binaları, resimleri ve öyküleri aracılığıyla eğer mecbur kalırsa, uygarlıktan sonra hayatta kalmaya hazırlanıyor. Ve herşeyin ötesinde bunu kahkahalar atarak yapıyor’.

walter benjamin

spinoza’nın önerdiği model, beden oldu. spinoza’ya göre, bedenin yapabileceklerini bilemeyiz. yeni ve ilginç. önerilen, bilincin değersizleştirilmesidir. bilinçsiz olanın keşfi, bedenin bilinemeyeninden keşfinden daha az anlamlı değil.

bilinçle iş göremeyenler için rahatlatıcı ve düşündürücü.

enis batur, 58 yaşında olduğunu ve 50 yıldır sigara içtiğini, babasının kalp durması sonucu göçtüğünü, kalp ve sigara ilişkisi konusunda herhangi bir doktora gitmediğini, yeni çıkan, dergide söylüyor, söyledi.

bir söz, imge, bir devrede gizli olarak okunan kitaptan birkaç sayfa, notlar, fotokopi, 1980 öncesinde yayınlanan günlük, haftalık, aylık, hakikat, bizim anadolu gazetesi, necdet sevinç’in divan başlığı altında yazdıkları, abdülkadir billurcu’nun acı gerçekleri, süleyman sürmen’in davası, genç arkadaş, hergün, millet, devlet, bozkurt, türkiye komünizmle mücadele derneği, Okumaya devam et

kafes

11 Mar

-Emre DEMİR-

“Güzellik, yüzeyselliği ayartır.”

Ernst Bloch

beden’in, insan’ı en az temsil eden, belki de hiç temsil etmeyen bir şey olduğuna kesin kanaat getirdim. Beden, bir kafes. İçine girme tercihinde bulunmadığımız bir hapishane. Foucault, büyük kapatılma’dan söz ediyor. Beden’lerimize kapatılmışız her şeyden evvel. Beden’i aşmamız gerekiyor. İntihar, beden’i aşma girişimi olarak görülebilir. Kendimle baş başa kalamıyorum. Kendimle baş başa kalmam için, gözlerimi kapatmam gerekiyor. Kendi suretim, bana ait değil. Ben ve bedenim, birbirine ait değil. Beden, doğumdan ölüme, bize vurulmuş ve hep taşımak zorunda olduğumuz bir zincir mi? Her şeyi soyutlayabilen insan, neden kendisini, kendi bedeninden soyutlayamıyor? Tanrı’da en imrendiğim özellik, bir bedene sahip olmaması. Müthiş.

Yüz ve anlam bağımlıdır diyor Levinas. Değil demiyorum; bu bağımlılığa itiraz ediyorum. Ayna, insanoğlunun en talihsiz buluşu. İnsanın kendisine yabancılaşmasını diri tutuyor. Ayna, Foucault’cu anlamda bir iktidar aracı. Ayna, özneyi yalnızlaştırıyor. Özneyi bölüyor. Sosyal paylaşım siteleri, beden’i aşmak için bir mecra. İnternet, bu yönüyle ele alınmadı daha önce. Messenger’da, facebook’ta, twitter’da kendimi daha doğru ifade edebiliyorum ve muhataplarım doğrudan benim ifademe odaklanabiliyorlar. Çünkü arada Okumaya devam et

Hepiniz yalnızsınız

24 Ara

-Emre Demir-

“Ben dahi bile yapıldım, taş ve toprak arasında”

HB

Parmaklarım, cep telefonumun dokunmatik ekranında gezinirken, Sennett’ın “günümüzde düzen temassızlık demek” sözünü hatırladım.

Dokunmak, bir irtibat kurma yolu. Yabancı olanı, dışımızda olanı hissetmeye yarıyor. Teknoloji, dokunmayı asgariye indirme üzerine kurulu. Şehirlerarası otobüslerin tek kişilik koltukları revaçta. Çoğu okulda öğrenciler tekli sıralarda oturuyor. Öğrencilerin omuz omuza olması, daha önce sorun yarattı. Tek kişilik sıra, mekânın düzenlenmesiyle alınan bir önlem. Düzenleyiciler, benzer tasarrufları, meydanları, sokakları, stadyumları, terminalleri düzenlerken de yapıyorlar. İnsan bedenini duyarsızlaştırmaya yönelik tasarruflar.

Düzenleyiciler tarafından, anlayana verilen mesaj şu: Çok kalabalık olabilirsiniz ama hepiniz yalnızsınız! Okumaya devam et