Tag Archives: cesare pavese

Pavese’nin eylemi: Çıkış’ı eylemsizlikte bulmak

16 Nis

-Cenk ÖZKÖMÜR-

“Kendimi yalnız bırakmamak için bütün gece aynanın karşısında oturdum.”

Cesare Pavese

Türkiye’deki meraklı okurlar, İtalyan yazar Cesare Pavese’yi okumadan evvel, muhtemelen Tezer Özlü’nün metinlerinde rastlamışlardır onun ismine. Tezer Özlü, Pavese’nin izine nasıl düşmüşse, okur da her ikisinin peşine düşmüştür onun sayesinde ve güzel olanı: ikisi de aynı sertlikte çarpmıştır okuyanı!

‘Bunalımda olmak’ tabiri, günümüzde sıklıkla kullanılıyor ve fakat, içi boş olarak. Popüler kültürün bir getirisi bu da: en basitinden, çözüm önerileri ‘satmak’ için, herkesin en ufak bir sıkıntısı, ‘bunalım’ olarak sunuluyor. Somut bir ‘bunalım’ tanımı yok ve olamaz da; ancak, bunalım diyerek adlandırılan bu ruh durumuna –meselâ- ‘sıkılmak’ diyemez miyiz biz?

Zira, bunalımda olmak, aslında varoluşsal bir problemi ifade eder ve içerir. Bu, gündelik’i tabii ki kapsar; fakat, o kadarla sınırlı değil.

Bulantı’daki Roquentin’in yaşadıklarını düşünelim örneğin: varoluşçuluğun ana fikrini günlük pratiklere dökerek izah ettiği romanında Sartre’ın karakterine yaşattığı, bir can sıkıntısı mıdır, bunalım mıdır; ya da sadece bulantı mı…

Okumaya devam et

derûn..

3 Nis

-Cenk ÖZKÖMÜR-

“gençken, bir kadının acısını duyarız;

olgunlaşınca, bütün kadınların..”

cesare pavese

hiçbir şey, başlı başına iyi olamayacağı gibi, başlı başına kötü de değil. schopenhauer, benzer bir lâf ediyordu. sadece bir nokta yok elbette. pavese, beni bir câmi avlusunda çarpmıştı. önemli bir karar verme arifesindeyken.

hep böyle olmaz mı zaten: onu görünce kafanı kaldırmazsın. o, senin baktığın yere gelir. birden. baktığın boşluk, onun gelmesiyle dolar.

*

aşk, iki açıdan da zamansızdır: uygunsuz bir zamanda gelir ve zaman mefhumunu yok eder.

*

mini bir etek. gözlük çerçevesi ile etek, aynı renkte. rujla tamamlanan, dikkat çekici bir ahenk ve zarafet var.

ayrıntı’yı görebilen bir burçtan olduğu âşikâr.

*

her erkek, bir isabelle ister; ama odile’e gider. net. odile ikizler, isabelle boğa olmalı. kadın, ne yapar: fikrim yok. gerçekten hiçbir fikrim yok.

*

aşk, bir ayrı olma durumu.

bir ayrı’lık kuruyoruz âşık olarak.

bir öteki yaratarak, aşk’a gidiyor, öteki ile Okumaya devam et

Erkekler hareket ederler ve düşünürler

21 Oca

-Cesare Pavese-

Sonunda olumlu bir şey. Gürültülü kalabalıklardan nefret etmem, başkalarının küçük hesaplara göre davranmalarından tiksinmem, geçmişteki ürkeklik ve çekingenliklerimden pişmanlık duymam, onur ve ölçü duygusundan yoksun olmadığımı gösteriyor ki,  bunlar da belli bir değeri olan nitelikler. Şiirsel doğruları aramam bile aynı anlama geliyor.


Ne var ki, bugün, şimdiye kadar biçimsel gördü kurallarına aldırmadığıma, toplum yaşayışı içinde kendime özgü bir davranış tarzı edineceğim yerde, hep aklıma estiği gibi gelişigüzel hareket ederek sayısız çamlar devirdiğime çok pişmanım.

Genellikle niçin kadınlar erkeklerden daha kibardırlar? Çünkü her şeyi, yarattıkları biçimsel etkiden beklemek zorundadırlar da ondan. Oysa erkekler hareket ederler ve düşünürler. Daha çok kadınlaşmak gerekiyor.

2 Ekim

Yaşama Uğraşı, E Yayınları, 4. Basım, S.35

Neden günlük okuruz ve Pavese’nin bize sunduğu nedir?

14 Oca

Okumaya devam et

Pavese’nin Günlükleri

1 Oca

-Murathan Mungan-

I.
bir ölüm yalınlığı durulturken
piomente imgelerini
her suskunluk
bir iç kanamasıdır ilişkilerde
her duygu bir sürgüne dönüşür
bir kadın kimliğinde
aşk yeniden çoğaltır yenilgilerini
pavese, yani o bilenmiş uçurum duygusu
bulur son hüviyetini sıkılgan katilinde. Okumaya devam et

3 yaşındayken..

21 Kas

Rakel Dink’e Sevgiyle..

Bütün deliler, bütün serseriler, bütün caniler bir zamanlar çocuktular, senin gibi oynamışlardı, gelecekte onları güzel bir şeyin beklediğine inanmışlardı.

Daha hepimiz üç yaşındayken, yedi yaşındayken, başımıza daha bir şey gelmemişken, her şey sinirlerimizde ve kalplerimizde uyurken.

Cesare Pavese, 9 Aralık 1945

99 Tezer Özlü! Ya da bir başka yankı

1 Ağu

-Ece Ayhan-

Yine yalnız kızlardan oluşmuş ya da oluşan bir sınıf düşünmeyi sürdürüyorum kafamda. Bir sürek avı gibi. Ve sormaya gerek yok, ögrencilerin hemen hemen hepsi de parasız yatılı!

“Kafa”da, “hayal”de, “imgelem”de… diye yazınca, benim çatı katına benzeyen belleğime şunlar geliyor:

İlkin ve elbet Borges tabii.

Tezer Özlü

Ünlü Arjantinli şair, sanki beşeri bir coğrafyadan sesleniyormuş gibi bir anlatısında, yaklaşık olarak diyor ki, “belki de bu dünyada bizim insan olarak hayatımız, geceleyin, bir ekvator ormanında sessizce ilerleyen bir kaplanın kafasından geçenlerdir!” Evet, kim bilir? Kim bilebilir?

Okumaya devam et