Tag Archives: hayalet oğuz

12 Haziran neyin yıldönümü olabilir?

13 Haz

Kaynak: O Pera’daki Hayalet, YKY, 1.Baskı

 

 

Reklamlar

Hayalet Oğuz

21 Oca

-Tezer Özlü-

Biz yıllardır bu kentte yaşıyoruz. İçimizde ömrü bitenler oldu. Onları oldukça eğlentili törenlerle gömdük. Bu törenlerden ağıt ve içtenlik yönünden en ağır basanı Hayalet Oğuz’un cenaze töreni oldu. Oğuz, İstanbul’da yaşadı. Oğuz bir dönemi yaşadı. Yeryüzünde belki de hiç kimsenin yaşayamadığı gibi. Tek bir sandalye sahibi olmadı. Bir-iki giysisi temizleyicide durur, kirlenince yenilerini satın alır, iç çamaşır ve çoraplarını en yakın çöp tenekesine atardı. Ev almadı, ev kiralamadı, eşya almadı, eşya tamir ettirmedi, belki de tek bir mobilya mağazasına girmedi. Pasaport almadı, karı almadı, karı boşamadı, kimseyi gebe bırakmadı, resmi dairelere girip çıkmadı.

Bir kez bir kadın parmağına yüzük takıp:

-Oğuz, sen benim nişanlımsın, dediyse de, Oğuz kadının başkalarıyla yatıp kalkmasına hiç ses çıkarmadı. Kimseye baskı yapmadı, canlı ya da cansız hiçbir şeye malı gözüyle bakmadı. Nişanlı geldiği gibi gitti. Bu da Oğuz’u ne sevindirdi, ne de üzdü.

Oğuz’u, ilkokulu bitirdiğim yıl Fatih’teki Okumaya devam et

12 Haziran, neyin yıldönümü olabilir ki?

9 Oca

Kaynak: O Pera’daki Hayalet, YKY, 1.Baskı

99 Tezer Özlü! Ya da bir başka yankı

1 Ağu

-Ece Ayhan-

Yine yalnız kızlardan oluşmuş ya da oluşan bir sınıf düşünmeyi sürdürüyorum kafamda. Bir sürek avı gibi. Ve sormaya gerek yok, ögrencilerin hemen hemen hepsi de parasız yatılı!

“Kafa”da, “hayal”de, “imgelem”de… diye yazınca, benim çatı katına benzeyen belleğime şunlar geliyor:

İlkin ve elbet Borges tabii.

Tezer Özlü

Ünlü Arjantinli şair, sanki beşeri bir coğrafyadan sesleniyormuş gibi bir anlatısında, yaklaşık olarak diyor ki, “belki de bu dünyada bizim insan olarak hayatımız, geceleyin, bir ekvator ormanında sessizce ilerleyen bir kaplanın kafasından geçenlerdir!” Evet, kim bilir? Kim bilebilir?

Okumaya devam et

Uyumsuzluk ahlakı

6 Haz

-Emre DEMİR-


Uyumsuzluk, olanaksızlıktır. Camus’den bir cümle bu. Uyum için, bir sözleşme yapmalı hayatla. Bir kere, uyumsuz olan kişi, yaşamın pratiklerini kabul edecek. Şöyle formüle edelim: Sermaye kötü bir şey mi? Evet. Peki, sermaye geçerli bir şey mi? Evet. O halde kişi ile düzen arasındaki sözleşme, mevcut düzende sermayenin geçerliliği üzerinde olacak. Sermayenin iyiliği-kötülüğü üzerinden sözleşme yapmaya kalkışmak, uyumsuzluktur.

Okumaya devam et