Tag Archives: ittihat ve terakki

Mürteci Mimari

15 Kas

-Ahmet Haşim-

“İttihat ve Terakki” yalnız siyasî bir fırkanın adı değildi; yarım yamalak tarihî malumatın ve ham bir zevkin menbalarından akıp gelen ilmî ve bediî bir cereyanın da ismiydi. Bir taraftan, sözde inkılâpçı ve yenilik taraftarı olan İttihat ve Terakki edebiyatı, diğer taraftan, ruh ve manada garip bir maziperestlikle malûldü: Bu edebiyat “hâl”den müteneffir, “mazi”ye hayran, “şehir”den mütehâşi, “köy”e doğru girizandı.

Çoban türkülerinin şaheserleri yendiği ve tozlu kıyafethanelerden fırlayan kırmızı şalvarlı hortlakların tiyatro sahnelerinden taşarak, korkunç bir maskara alayı halinde hayata akın ettiği zamanlar, “merkez-i umumî”nin iyi günlerine tesadüf eder.

İttihat ve Terakki, edebiyata bir köylü kıyafeti düzüp ağzına da yeşil kamıştan yontulmuş bir de düdük verirken, mimariye de bir cübbe ve bir sarık giydirmişti: Bu siyasetin mimarisi türbe ve medreseyi taklit eder. İşte o tarihten beridir ki İstanbul’un her tarafında bu biçim binalar inşa etmek ve bu mimariye de “Milli Mimari Rönesansı” ismini vermek adet oldu. Hâlbuki “nevzat” dedikleri, hakikatte, sâlhurde bir ihtiyar idi.

*
Asrımızın kendine mahsus bir mimarisi olmadığı ve Okumaya devam et

Reklamlar