Tag Archives: rüşdü paşa

tak-ma tak-ma tak-

14 Eki

-rüşdü paşa-

sonsuz zaman zamanlar olarak husule gelir,

yani, babayı oğlundan ayıran ölü zamanı yarıp geçen

birçok zamanların içinde üretilmiştir”.

Levinas.

öğleden sonra. ev. ev’de on tane kapı var. kapı, tuhaf bir şey. ev’de koridor yok iyi ki. koridor, mezar. bir evde bir kapı neden yetmez, yeter aslında, dış kapı, kilit, sağlam bir kapının sağlam bir kilidi, iki kilit daha iyi. kapı’yı görmek, tuhaf bir şey karşısında irkilmek gibi. bir de yatakta iken duvara dokunmak, korkunç. yatağın kokusu ve plastik bir duvar. dönmek öbür yöne.

ev’den fırlamak, dışarı atmak kendini, için bir fikir bulmalı. yolda sömürülmüş bir insana rastlamak hüzünlü. türklerin istedikleri olmuyor. sevdiğim kızla evlenemedim. evlensem ne olurdu, bilemem. evlilik, ev ile ilgili mi yoksa daha çok napoyon ile mi ilgili. evlilik bir napolyon icadı olarak evlilik bir idare sistemi. iktidar, mülkiyet ve bağ.

aşk ile iktidar kelimesi arasındaki gizli ve meşru olmayan ilişki.

bir sürü ev, yan yana. içinde suçlar, suçlular, sessizler, tekrarlar ve dikkat et, kelimesi. annemden dikkat et, emirini ilk duyduğum günden beri dünya güvensiz bir yer. yoksa babam ilk kez, arabayı çarpma, dediğinden beri de olabilir. her arabaya bindiğimde arabayı çarpacağım ve çarpmalıyım fikri oluşuyor. araba kullanmanın keyfi gidiyor. çarpmalı bir yerde bir sütuna. ne olacak? hiç.

dikkat edilebilir mi? nasıl edeceksin bir kez Okumaya devam et

goethe baba şehit çocuk

26 May

-Rüşdü Paşa-

                                   ‘tedarikler ülkesidir çocukluk.’

                                   ismet özel

 

                                    ‘ben babamın yuvarladığı çığın altında kaldım.’

                                   nilgün marmara

çocuğu gözlemlemek, insanlık tarihine bir bakıştır.

bir çocuk haklı haklı ağlıyor. insanlık bir ideal olarak var.

bütün bunlar son tahlilde sahtedir, devlet değil işletme, kaldırımlar ana gösterendir, kırmızı ışık ve demokrasi, liberal burjuva öznedir, yönlendirilen dünya, saldırıya uğramış ego intihar eder, psikolojiden arındırılmış toplumsal olaylar, beni onayla, resmi mühür ve imza, yanlış anlamlandırma zincirinin sadece bir halkası, kitaplar ve kadınlar iki ka, anne ve am iki a, bilinçaltına gönderilen mektuplar, yahudi komplosu, kadında yer kavramı yoktur, hayaletler ve milliyetçilik ideolojisi üzerine, tarihçi doktor olamaz, iç mesafe, düşünmek tiyatrodur, insanlık görmüyorsan ateş et, rüya kadın rüya tam, ibarat-işarat-letaif-hakaik, kadının merkezinde bir başkası vardır, kadınların iktidar kipleri, iktidar kendisini aşağıdan kurar tekrar et, hayat bir baba arayışıdır, baba ve devlet baba, önce babam öldü, anlık yaşadıklarını ne yap yap ama genelleştirme, kaçınılmazlık, matematiksel istatistiğe giriş, kapitalizm, anlamlandırma ile belirlenimcilik arasındaki antagonizma, siyasal doktrinler tarihi, kapağı sistematik dışına atmak, iletişim dışımızda gerçekleşen birşey oluyor, gece yarısı telefonları, ilaç, kendisi bir eksik, vur, arzunun iletişim dışına itilmesi, toplum tarafından onaylanmayan bilme istenci, radikal belirsizlik, yüksel, gerçek simge ile işler, sümer, roma, factum brutum.

çocuk foucault, gergin.

foucault: “yürüyordum. bir araç çarptı. ilk iki saniye içinde Okumaya devam et

Mesele bir ayakkabı meselesidir

14 Nis

-Rüşdü Paşa-

“Benin asıl zıddı ben olmayan değil,

benim –olandır; varlığın, yani sahip olanın asıl zıddı var olmayan değil,

sahip olmuş olandır”.

Tarde

Tanıdıklarımızı tanıyamayız. Tanımadıklarımızı tanırız.

Kendimizi düşmeye bırakacak mıyız? Kelime okuduktan sonra yükseklik korkusuna kapılmak ve düşmek korkusu ile yaşamak.

İnsan, ân’lıktır. Bir anlamdan yola çıkmak, o anlamı yok etmektir. Anlamsızlığa varmak korkusu var.

Bellek, belirsizdir.

Âşkın yaşanabilmesi imkânsızdır. Ölümü göze almak gerekir. Âşk, iletişim’dir.

Turgay Özen: “Dağlarca kendi evrenini daha çocukken kurdu… Sonra da o kurduğu evreni anlamaya çalıştı şiirlerinde… Ama kalbin bilinmezliği, bilgiyi şiire sokmasına izin vermedi… Onun şiiri bu yüzden hep çocuk kaldı… Ne zaman bu saf şiiri bulandırmaya kalksa aklı, bu defa da çocuklara şiirler yazdı… Çocukluğunun o arzu dolu, iştahlı, masum kalbini hiç kaybetmedi…”

Yeri dinlemek gerek. Çocuk, yeri dinlemeli. Dinlemek, öğrenilen bir şeydir. Yürümek, konuşmak, bakmak, selâmlaşmak, sözleşmek, gibi.

Hiçbir şey yapmadan durmayı başarmalı. Herhangi bir şey yapmak gerekmiyor. Devrim, işte bu’dur. Hakikatin kabul edilmesi’dir. Hakikat, kendinde durmağa çağırır.

Tanıklık etmek! Hakikate tanıklık etmek. Canı sıkılan çocuk, başka bir oyun oynamayı dener. Döner, gelir. Çocuk, Tanrı’nın arzusuna tanıklık eden bir varlıktır.

Kendi kendimizi hakikat arzusu olmadan belirleyemeyiz.

Kim kiminle konuşuyor?

Öteki ile ilişkinin kendi ile olanını ortadan kaldırması, kendini parçalaması, öldürmesi ihtimâli var.

Âşk, hakikat ile bir iletişimdir. Öldürücü/ oldurucu bir iletişim.

Sokrates’in bir ayakkabıcı ile ne konuştuğunu bilmiyoruz.

Selâm ile.

Fa

21 Mar

-Rüşdü Paşa-

 

‘ruh aklın karanlık tarafıdır’

peyami safa

garaj’a indim. the arabanın yerinde, kırmızı bir araba duruyor. herşey aynı, rengi başka. kumandaya dokundum. bomba, patlamadı. araba, çalıştı. radyo’yu açtım. hareketli bir müzik, ânlık bir müzik. yalnızca ‘fa’ sesi var, tekrar ediyor. bir gariplik var. bir önemi yok. güzel.

orji sonrası bir durum.

karşıdan karşıya geçmeye çalışan bir kadın gördüm. frene bastım. kadın, tereddüt etti. en iyisini yaptı. tereddüt, kurtarır. arkadaki kornaya bastı. müzik, fa ile bitiyor, fa ile başlıyor, fa ile devam ediyor. müzik, yanlış olmaz.

marx, din eleştirisinin sona erdiğini, haber verdi. peyami safa’ya peyami ismini tevfik fikret, verdi.

nereye gittiğimi geçici olarak hatırlamıyorum. bir yere gidiyorum. yoldayım. motor, çalışıyor. klima, var. müzik, fa fa fa fa.

fa bir sabit. londra, başka sabit. uçak. zarafet. özgürlük. yağmur. mesafe. ölçü. yön. kelime. tarihî bir değiş tokuş.

insanın bütün felâketi, Okumaya devam et

bir tıkırtı var anlamsız

6 Şub

-Rüşdü Paşa-

 

 ‘ânı yakalayan adam tam adamdır’

goethe

amerika, avrupa, orta doğu, isyan görüyor, yeni bir hareketlilik var, sosyal medya yıkıyor,

sağdaki soldaki güneydeki kuzeydeki, ilk kez eşit derecede belirsizliğe maruz kaldı, amerikan başkanlık seçiminde kullanılan imgelerden, amerika kazanacaktır, amerika kaybediyor, anlamına geliyor, gelmelidir, komplo bir gerçektir, oluyor, bir şey daha var, tarihin birçok ânında öngörülemeyen sonuçlar gerçekleşir, insanlık, yolun sonunu görüyor, görmeyenler için sorundur.

birilerinin çoktan vaktinin geçtiğini iddia ettiği siyasal ilkeler canlanıyor, insanların unutmaya çalıştığı 19.yüzyıl gerçeği bir hâyâlet olarak dolaşmaya başladı, bu sefer daha keskin, yalın ve ilgi çekicidir.

insan olarak adlandırılan varlık, geçmiş ile gelecek arasında kendini sıkışmış hisseden bir varlıktır, bir yanlış anlama ile bir ömür geçiren, yanılsama altında savaşan, kutsal olanı erteleyen, hakikatten kaçan, vesvese ile kendini kandıran, yanlış bilincinden kurtulamayan bir varlıktır.

insan, isyan etmiyor, bir kez isyan etse, zincirlerinden kurtulacak. insan bir tıkırtı yapıyor, sanat ve politika, bir tıkırtı ile oluşuyor, küçük ile büyük daima yer değiştirir.

geçmiş, daima bir modadır, yeni dünya karşısında tedbir almak isteyen insanın tutunduğu bir moda, bir tür çocukluk hastalığı, zihinsel bir terapi, anne anlayışı ve baba şefkati, ses vermeden algılayış, hatıra, bir iki damla gözyaşı, herşeyin altın gibi değerli olduğu, istikrarlı ilişkiler, gelenek ve herşey gerçek.

öyle değildi. tıkırtıdan bir şey çıkmayacak.

insan, bilmek isteyen değil, inanmak isteyen bir varlık, görmek istemeyen, duymak isteyen.

sonsuz bir zihinsel sağlık umudu ve ânda kalmak. diri ve sade bir şekilde. akıp giden görüntü karşısında seyirci olmaktan vaz geçmek, dahil olmak.

çelişki, olacak. hayat, var.

Bir Sanatçı Gibi Yapmak

15 Oca

-Rüşdü Paşa-

Deleuze yazıyor ki: “Tarihin, yöntemin bir parçası olduğu su götürmez. Ama Foucault asla tarihçi olmamamıştır. Foucault’ya göre tarih bizi kuşatır ve sınırlar, ne olduğumuzu değil, ne’den farklılaşmakta olduğumuzu söyler, kimliğimizi oluşturmaz, olduğumuz diğer şey yararına onu yok eder. tarih, bizi kendimizden ayıran ve kendimizi düşünmek için aşmamız ve geçmemiz gereken şeydir”.

Türklerin başına gelen her kötü şey, İlber Ortaylı’nın uzun yüzyılı olan 19.yüzyılda, geldi. 20.yüzyıl, ayrı, bağımsız, kendi başına olan, ayırdedilebilen, birşey değil.  20.yüzyıl 19.yüzyılın yalnızca bir sonucu. 19.yüzyıl o kadar uzun ki 20.yüzyılın tamamını içine aldı, 21.yüzyılın ilk yıllarını. Bugün Türkiye’de varolan herşey, iktisat, siyaset, sosyal alandaki herşey, büyük ölçüde ve genel olarak bir 19.yüzyıl olayıdır. İktisat: Türkiye’nin 19.yüzyıl dûnya iktisadı ile eklemlenmesi devam ediyor. Zaman değişti, değişmeyen o ilişki biçimi. Süreklilik.

Sanatçı, esaslı birşey yapar. Bir ev, resim, felsefe, düşünce, roman, şiir, esaslı birşey, yalnızca bir sanatçı tarafından yapılan birşey. Doğru, gerçek, sağlam birşey.

İlişki: ‘Onlar söylüyor, biz yapıyoruz’.

Batı ile ilişki teknik. İlişkinin doğasına Okumaya devam et

Arzu

10 Kas

-Rüşdü Paşa-

“işte kaatiller çağı”

rimbaud

bir süredir uyanık olmalıyım, yataktayım, kalkmak için bir fikir gerekli, müzik ya da tam demli çay, bir isim, gerekli, kelime, yves saint laurent imgesi hareketlendirdi, bir koku, arzu, bütün kıyafetleri atmak gerek, zamanını bilemiyorum, tv kumandasını gördüm, ekranda bir ajan konuşuyor, oldukça iyimser, oldukça iyimser bir ajandan daha tehlikeli ne olabilir, yapmak imkânını elde etmiş anlamındadır, ilişkilerde fısıldamak etkindir. tv seyretmek bir boşluk yaratır. felsefi düşünmek güçlenmektir.

kaza japonya’da oluyor, bir arabanın çarptığı adam yerden zar zor kalkabiliyor, kendine çarpan arabayı süren adama yaklaşıyor, teşekkür ediyor, olay gerçek, osho, konuşmasında anlattı, gerçekleşme karşısında insanın soylu tepkisi onaylamak olarak anlatılıyor, japon sayılanların oluş karşısındaki teslimiyeti kriz durumu dahil olmak üzere her zaman görüldü, japon olmayanların yapması imkânsız.

uyanıklık onaylanması gerekli bir ruh hâlidir, uyutulmanın Okumaya devam et