Tag Archives: slavoj zizek

Bir ‘sufi Tanpınar’ portresi

22 Mar

-Dr. SELMA KARIŞMAN-

Ünlü felsefeci Paul Ricoeor, dev eseri “Başkası Olarak Kendisi”nde karakteri, “bir insan bireyini, aynı olmak bakımından yeniden teşhis etmeye izin veren alamet-i farikalar kümesi” olarak tanımlar ve son kertede tanımını iki kelimelik bir tespite bağlar: Benimkilikteki aynılık!

Slavoj Zizek, sosyal paylaşım sitelerinin gördüğü rağbeti; insanların, paylaşıma, gerçek hayatta öne çıkaramadıkları yüzleriyle katılabilmeleri fırsatına dayandırıyor. Kadim alışkanlıkların tahribata uğradığı modern dönemlerin ve çok alternatifli postmodern durumların kaotik yapı ve süreçlerinin insanı, eski zamanlara göre başa çıkması gereken daha çok ‘ben’ ile karşılaştırdığı söylenebilir. Bu farklı çehreler, sahibine; eve, işe, sokağa, cemaate, topluma ayrı benlikleriyle katılacak olmanın seçmeci zorluğu yanı sıra, kendisiyle/içiyle temasında bile pek çok yüzüyle karşılaşmanın şaşırtıcı farkındalığını yaşatıyor. Her çehre, kendisine uygun düşen ve Okumaya devam et

Reklamlar

şehir..

23 Nis

-Cenk ÖZKÖMÜR-

“kral olduğuna inanan bir deli, kral olduğuna inanan,

yâni ‘kral’lık göreviyle dolaysızca özdeşleşen

bir kraldan daha deli değildir.”

slavoj žižek

benim için, bomboş, yağmurlu bir şehir burası.

güneş, korna sesi, yoğun nem, alın’dan damlayan ter, köpek havlaması, bağıran iki adam, süpürge, ağlayan bir çocuk, toz, arabalar, çocuğunu hırpalayan anne, güneşi gizleyen bulut, söylenen yalanlar.. gürültü, birden kesiliyor: bıçak gibi. ve sessizlik.. yalnızca, çok uzaktan bir ses geliyor: tabanca sesini andırıyor. mutat aralıklarla işitiliyor ses ve boşlukta yankılanıyor. çok uzaklardan geliyor: burası, kesin. zaman’ın durduğu ânlardan birisi. insan, durduruyor zamanı. zamanı durduracak güç, insan’da. ve sonra: gürültü, âniden kesilmesi gibi, yine âniden başlıyor..

benim, keşfetmek uğruna, ömrümü harcayacağım; üzerine kafa yormanın, benim için, nefes almak kadar sıradan ve bir o kadar da zorunlu olduğu şeyler; onlar için, bir ayrıntı bile değil: onlara göre, bunlar, yok ve olsa bile n’olur?.. yabancıları’yım ya da sadece bir yabancı’yım ben; ve de, giderek yabancılaşıyorum. yanlarında durdukça, daha da çok uzaklaşıyorum onlardan. yazmalıyım ki, var olayım.. öyle yapıyor, yazıyorum.

Okumaya devam et

lisan..

1 Ara

“tuhaf, hem bu iktidara, bu düzene karşılar,

hem de onun dilini kullanıyorlar.”

roland barthes

the guardian’a verdiği röportajda, slavoj zizek’in son cümlesi: “komünizm kazanacak!..”

*

bir barda oturuyor, sohbet ediyoruz. çalan şarkı: ‘aldırma gönül’. şaşırıyorum: edip akbayram’ın seslendirdiği şarkıya ‘remix’ yapılmış. disko ve barda çalınması için. sabahattin ali’nin şiiri, artık yok. sinop, sa’nın acıları, sol ve sair imgeler, geçmişe dair bu şarkının hatırlattıkları, bu yolla yok ediliyor. hâkim olan popüler kültür, pop bir lisan üretiyor.

bu lisan, yeni. yeni lisan, kavramların yok olması değil; dönüşümü demek oluyor. içerik değişiyor: adı aynı kalsa da, farklı bir şey’e dönüşüyor; içi boşalıyor, boşalmış oluyor. Okumaya devam et