Tag Archives: spinoza

geçmiş sonradan gelir

29 Haz

 -Rüşdü Paşa-

“eğer konuşmak ve susmak,

aynı ölçüde insanın gücü dahilinde olsaydı,

insani şeyler, çok daha bol meyveli ve mutlu olurdu”.

spinoza

perşembe hava nasıl olacak, sorusunu sordu kadın karşısındaki kadına. soru korkunç  ve kadın iyimser.  perşembe’nin ne ve nasıl bir anlamı olabilr ki? ya da bugünkü salının. perşembe’nin bir anlamı var varsayımı altında, olabilir belki de vardır, perşembe günkü havanın ne gibi bir önemi olabilir. kadın’ın gözleri büyük ve gözleri büyük gibi bakıyor karşısındakine. ben karşısındakinin arkasındayım. kendimi sana teslim ediyorum, dedi, büyük gözlü kadın. bu cümle çok daha korkunç. teslimiyet, nesneleşmek teklifi karşısında istenen şey ne olabilir, karşısında oturan, anası.  görüş alanımda ayakları var, yarısı ayakkabının dışında,  saltistanbul’da sergilenebilir bir nesne.

insanlar dûnyanın battığını göremiyorlar, görüyorlar gördüklerine inanmıyorlar, inanıyorlar batmamış gibi yapıyorlar. gerçek dışı bir durum ve the duruma bir türlü uyum sağlayamıyorum. perşembe’nin havalarını merak edebilen bir kadın var gezegende ve hâlâ sesini duyuyorum, anası ile konuşuyor, aç diyor, iki günlük açlıktan bahsediyor, gerçek hayattan söz ediyor sandım, yarışmadan söz ediyormuş, kadınlar atlara benziyor, onların gördükleri ile benim gördüklerim aynı gibi geliyor, gemi bıraktığımda yanıldığımı anlıyorum, film kopuyor, gerçeklik çölüne hoş geldiniz.

kadın, hürriyet ile oyalanıyor. hürriyet, oyalayıcı ve kadınsı. kadın belirsizlik yayarak oyalıyor, zaman kaybettirme makinası ve coca cola. birgün ortaya çıkıyor kadın, ikinci ve son kez. tıpkı tarihsel olayın yeniden ortaya çıkışı gibi.

altın fiyatlarını konuşuyor, fiyatın zaman boyutunu yok sayarak ve fiyat ile değer kavramlarını birbirlerine karıştırarak. anası ile bir türlü anlaşamıyor, kelime bilmeyenler ihtilafı. kelime bilmeyenlerin Okumaya devam et

Reklamlar

asıl şaşırtıcı olan bedendir

11 May

-Rüşdü Paşa-

‘insanlık; binaları, resimleri ve öyküleri aracılığıyla eğer mecbur kalırsa, uygarlıktan sonra hayatta kalmaya hazırlanıyor. Ve herşeyin ötesinde bunu kahkahalar atarak yapıyor’.

walter benjamin

spinoza’nın önerdiği model, beden oldu. spinoza’ya göre, bedenin yapabileceklerini bilemeyiz. yeni ve ilginç. önerilen, bilincin değersizleştirilmesidir. bilinçsiz olanın keşfi, bedenin bilinemeyeninden keşfinden daha az anlamlı değil.

bilinçle iş göremeyenler için rahatlatıcı ve düşündürücü.

enis batur, 58 yaşında olduğunu ve 50 yıldır sigara içtiğini, babasının kalp durması sonucu göçtüğünü, kalp ve sigara ilişkisi konusunda herhangi bir doktora gitmediğini, yeni çıkan, dergide söylüyor, söyledi.

bir söz, imge, bir devrede gizli olarak okunan kitaptan birkaç sayfa, notlar, fotokopi, 1980 öncesinde yayınlanan günlük, haftalık, aylık, hakikat, bizim anadolu gazetesi, necdet sevinç’in divan başlığı altında yazdıkları, abdülkadir billurcu’nun acı gerçekleri, süleyman sürmen’in davası, genç arkadaş, hergün, millet, devlet, bozkurt, türkiye komünizmle mücadele derneği, Okumaya devam et

on ankara..

19 Nis

-Rüşdü Paşa-

‘bir şeyi olumlayan ya da yadsıyan asla biz değiliz.

ama, bizde kendindeki bir şeyi olumlayan ya da yadsıyan şeyin bizzat kendisidir’.

spinoza

ankara’da birşey olmuyor, ankara bir sessizlik kurgusudur, sessizlik  millet karşılığında kullanılmalıdır, idare romalıdır, kral ve tebası arasında gönüllü ilişki sosyal düzen kuruyor, işletiyor, doktrin bir gönüllü kölelik, özgür olduğuna inanan mutlak köle sorun oluşturmayan köledir, insanlık dışı bir doktrinin kurbanı köle karanlıkta ve nur içinde olduğuna dair yanılsama içinde yaşıyor, akıl karşıtı açıklamalar ve çocukluk düzenine karşı imalar, herşey kendini açıklar, spinoza’ya göre doğa açıklamalar ve imaların ortak düzenidir, ölüm kaçınılmaz bir karşılaşma olarak ölüm razı olunan birşey oluyor, olumlanıyor, düşünceyi kapsayan bir hayat, gerçekte olan yalnızca ve yalnızca budur, ideal olan nedir, sadece düşünce tarafından kapsanan hayat, öyle olmalıdır, bir yerde duran ideal.

korna sesleri, kırık kaldırımlar, küçük bir insan bulvarda yönsüz ilerliyor, esnaf var, kâr oranlarının yüksekte tutulması için kapatılmış piyasalar, kitapçıda kitap yok, çakma kafeler, mimarisizlik, birkaç kişilik köyler, hava kuru, anlama kudretsizlikleri, uygun olmayan fikirler, bilimsel olmayan değerlendirmeler, felsefesizlik, şiirsizlikten kaynaklanan fenalıklar, ot nedir bilmeyen kebapçı , yüzsüz bir soytarı konuşuyor, gereksiz tekrarlar, lisansızlık, kadın yok, Okumaya devam et

yüzü benzer olanlar aynı müzikten hoşlanır

20 Mar

 -Rüşdü Paşa-

             ‘farklılık gösteren yalnızca benzerliklerdir ve yalnızca farklar birbirine benzer.’

            levi strauss

duygulanma anı, olağandışı bir duygulanma. tam olarak kendin olmak. spinoza’daki zihin ve gövde arasındaki parallellik durumunun sağlanması. 

mutlaka içmeli.  içkiden beklediğim şey: mevcut anı genelleştirmek. olmadı, kendime olan güvenim yerine geldiğinden bir yere basmak. varlık gerçeği ile karşılaşmanın kutlaması.

aklımdakilerle karşılaşmam, beni umutlandırıyor: birşey şey olacak. ödüllendiriliyorum. ödülümü almayı erteliyorum. beni engelleyen şey çocukluğum.

çocuk, sınar.

bilinç, gündüz gördüğümüz rüyadır. kendimi gerçeklik düşüncesi Okumaya devam et

Spinoza ve Aşkın Diyalektiği

9 Ara

-Ulus Baker-

Psikanalist Jacques Lacan Seminer’inin IV No’lu kitabında “aşkın yüce anından” bahsetmişti (le moment sublime de l’amour). Bu yüce an “aşkın iade edildiği” andır… Sevgi her zaman karşılığını aynıyla bekleyen bir duygu olarak görünür burada… Bir karşılıklılık beklentisi –ve çok basitleştirirsek, birini seviyorsam karşılığında onun da beni sevmesini isterim… Ve sevgi iade edildiğinde “dünyalar benim olur”…

Oysa psikanalizin en ilerlemiş kavrayışı bile böyle bir “karşılıklılık” momentinde duruveriyor. Başka bir deyişle aşka dair binlerce yıllık sohbetin ötesine pek geçemiyor: aşk sevilenle bir bütünleşme arzusudur diyordu Platon diyalogları… Tek gerçek sevginin tensel değil tinsel, dünyevi değil tanrısal olabileceğini söylüyordu Aziz Agustinos… Ve bu temalara, Okumaya devam et